29 Haziran 2015 Pazartesi

Egoist ve Diğergamlık Yardımları


Kuyu kazıldı. Çıkrığı kurup, kovayı sallamak kaldı. Kısmetse suyu çıkaracağız.

Kavga su sebebiyle idi. Suyu çıkarttılar akıttılar, lakin su borusu ancak kendi destekçilerine, kendi istedikleri taraflara kadar uzatıldı. Diğerleri kırıldılar susuzluktan. Bencillik ve egoist davranışlar sebebiyle biraz korkudan, biraz da nefsi böbürlenmeler nedeniyle, öldürmeyecek kadar ama direnç gücünü yükseltmeden diğerlerine de azar azar su salma işlemini de ihmal etmediler. Öylesine beceri kazandılar ki, imkan verilen süre içinde, şeytana pabucunu ters giydirecek kadar. An itibariyle, onlarla dans etmeye kalkmak, ayakların, ellerin, belin, boynun kırılabileceğini göze almaktan geçer. Onlarla dansı ret etmek ise, sağlıklı günlere doğru dostlarla birlik olmayı gerektirir.

Ölmeyecek kadar verdiler dedik ya, onlar gibi olmaktan korkularındandır. Çünkü iyi tahlil etmişler. Mesela şu asgari ücret konusu, olacak gibi değil. Koca Başbakan çıktı iş adamlarının huzurunda, muhalefetin asgari ücretleri artıracakları kararına karşı çıkmalarını istedi. Oysa hepi topu artı 500 Lira için. Üstelik muhalefetin teklifinin içinde, asgari ücreti vergi dışına çıkarma kararı da vardı. İşte sebep bu, öldürmeden zar zor olsa da yaşatmak. Süründürmek ve desteklerini sürekli olarak almak. Alıştıklarının üstünde gelirleri olursa, düşünmeye başlayacaklar, düşünen insan ise tehlikeli insandır. Onlar sadece, aybaşını nasıl getireceklerini düşünsünler ve kendilerine muhtaç olsunlar ve onlara yardım kutuları götürsünler, veli nimet olarak baş üstünde gezdirsinler.

Bu duruma tamamen egoistik bir davranışla yardım ediyorlar diyebiliriz. Ki, bunun altında da kendi ruh sağlıklarını korumak iştihası yatar. Egoistik de olsa yapılan yardımlar kişiler arası davranışları olumlu yönde etkiler ki, bunun etkisini yıllardır yaşıyor olmamız inkar edilemez. Hakkını vermek lazımdır ki, bu alanı çok çok iyi kullandılar.

Yardımlar kesilmeli midir? Hayır asla. Devam etmelidir. Ancak, yardıma muhtaçlar ile empati kurularak ve diğergamlık duygularıyla yapılmalıdır. Onlara acıyarak değil, onlardan destek isteyerek değil. Yardımların devletin bir görevi olduğunu unutmayarak ve devlet idaresindekilerin de bu görevi yapmak mecburiyetleri olduğu için.

Her iki yardım arasında büyük farklar vardır.

Birincisinde kendinizi tatmin edersiniz. İkincisinde, kendinizi aradan çıkartarak toplumu tatmin edersiniz. Ve istenen ikinci tür davranıştır.

Gerçi, sosyal devlet sisteminin köküne kibrit suyu çakılmak istenmektedir. Batı’dan körüklenen bu durum, küresel şirketlerin ucuz işgücü, sosyal sigortalardan yoksun (veya zayıflatılmış) işçilerle kârlarına kâr katmak istemelerinin bir sonucudur. Bunu şiddetle reddetmek ve yardıma muhtaç insanları kanatları arasına almak zorundadır devlet.

Evet, kuyu kazıldı. Sıra geldi çıkrığı kurmaya.

Suyun akıtılacağı yön kavgasına girişmeden, suya 77 Milyon’un ihtiyacı ve Hakkı olduğunu düşünerek ve kabul ederek işe girişilmelidir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...