Adını “Kürt Sorunu”
koydular. Şimdi ise PKK’dan şikâyetvari söz ediyorlar.
Neymiş, PKK saldırdıkça “barış
gelmeyecek”miş!
Pehh..
Canavarı, besle, büyüt,
sonra da şikâyet et.
Önce anlanmalıdır ki, PKK
tek yerden emir almıyor. Türkiye olarak hangi problemin üzerinde bulunuyorsak
ve o çözüm çabaları hangi devletin amaçlarına ters geliyorsa onlardan PKK’ya
emir gidiyor. Silahlı örgüt onların emirlerine ve menfaatlerine göre eylem
gerçekleştiriyor.
Çözümü sadece PKK ekseninde
düşünür ve ele alırsanız yaya kalırsınız. Çabalarınız havada kalır. “Çözüm”
dediğiniz süreç aslında, sonu parçalanmaya varacak olan ihanet sürecidir. Problem,
ne dağdaki eli silahlı eşkıyanın hoyrat baskınları, ne de bu baskınlarda
beklediğimiz görevi Hakkıyla yapamayan güvenlik görevlileridir. Ayrıca çözüm
Kandil Dağı ve onları organize eden dış güçlerin etkisiz hale getirilmesinden
geçer. Kimdir bu dış güçler?
Bebek Katili’nin Suriye’den
dışlanmasından sonraki aşamaları gözden geçirecek olursak, atıfta bulunulan
devletler bir bir göz önüne gelecektir. Teslim edildikten sonraki PKK eylemleri
gözden geçirilecek olursa, eylem öncesi Türk Devleti olarak yapılmak istenen
ataklarında ayrıntılarıyla elenmesi ile yapılan eylemler arasındaki irtibat
değerlendirildiğinde her şey ortaya çıkacaktır. En barizi ise, Mavi Marmara
gemisinin Filistin’e yardım götürmesi sırasında İskenderun’da bulunan askeri
birliğe yapılan saldırıdır. Kimin istediği ve PKK örgütünü kimin kullandığı
orada net olarak görülmektedir.
Bir-kaç gün önce, Dağlıca
Baskını ise, Başbakan’ın Meksika gezisine ve oralarda yaptığı görüşmelere ne
kadar bağlı olduğu, olayları dışarıdan -basından- izleyen bizlerin bile
bilgisindedir. O toplantılarda alınan kararlar, üzerinde durulan konular Dağlıca
Baskınının ipuçlarını verecektir.
Bu noktada, “anlık
istihbarat”, “stratejik ortaklık”, “sıfır sorun”… Gibi dış politika
argümanlarından henüz bahse gerek bile görmedik. Sorun denilen şey, uygulanan
politikalar, hesapsız dostluk ram oluşları, güvenilmez bilinen -devletlere ve
kişilere- sonsuz itimat gösterileri, onların sundukları ve propaganda ettikleri
anlamsız uygulamalar ve kanunların kendisidir.
Çözüm daima kendi
içindedir. Kendindendir. Kendini ihmal ettiğin sürece çözüme de uzaksındır.
Huzur, barış kendini bilene
çokta uzakta değildir.