bahr-ı harabe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahr-ı harabe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2013 Pazar

Sıkıntı Varsa Uzaklaş Oradan



Bir yazıya başlamak bazen iç sıkıntılarından kurtulmayı gerektirir. Başarmak zordur. Unutuş acılar yükler vücuda, her uzaklaşma bazen de kurtuluş ümidini beraberinde getirir.

Hainlikler, ihanetler konusunu araştırırken kalemin mürekkebi, lügatlerin kelimeleri bitti.

Başaramadım.

Bir dostumuzun mısralarıyla baş başa bırakıyorum.

Zevkiniz daim olsun.


Anadolu mabedidir O, bir Türk destanı,

O bir cennet Bahçesi’dir ki, Türk’ün otağı,

Göbekli Tepe’nin yirmi göbekli yirmi nefsi,

Adem ile Havva mekânıdır Asur’un batısı,

Dört ırmakla akarım Cennet Bahçesi’nde

Şam şeytanının kuzeyinde Şeytana nispetle,

Bir Cennet Bahçesiyim ki adım yazar Tevrat’ta,

Adn cennetim süslenmiş İncil de ırmaklarla,

Eden bilir Ova’nın manası ve İbrahim’in atası,

Harran’da saklı ceddimin on iki bin yıllık manası…
(Bahr-ı Harabe)

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Dost Utandırdı Bizi



                                   (Bahr-ı Harabe Üstada saygılarımızla)
Bir hediye sunmak isterdim,

Bu zengin sofraya.

Bulamadım,

Ne getireyim?

Buldum.

Alamadım.

Ödeyemedim bedelini.

Şurada, burada rastladığım üç-beş

Değersiz armağanı, çalarak getirdim.

İster alın,

Atın isterseniz.

Anamız, babamız, kardeşlerimiz var çok şükür.

Sağlımız yerinde,

Ailemiz dirlik içinde saye-i hatırlarından.

Halimizce, verildiği kadarına kabule girip,

Eyvallah demektir.

Ne yetkimiz var, ne de bilgimiz.

El açan, yalvaran bir garip dilenciyiz.

Ne bulursak Hakk’tan bahşiş,

Ne verirse Yâr’dan biliriz.

Verdikleri dostlar arasında pay edilir.

Cümle, hissesi kadarı alır götürür,

Ne vay denir, ne niye,

Bilinir ki, kaynağı Hayy.

Huzur-u İlâhi de;

Öğretilen bize ki;

Edeb Yâ Hû.

Eyvallah.

Aslan, Fare.. Kedi...

  Aslanın sindiği, sinmek yanlış oldu, köşesine çekildiği zamanlarda, farelerin kükremesi doğaldır. Fare kükreyince yine doğal olarak, kedi ...