aslı olmayana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aslı olmayana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2012 Çarşamba

Küfür’ün Tadı



Küfr’ün acı tadını bilmeyenlerin, imanın lezzetinden bahsetmesi beyhudedir. Taa ki, iman, küfür ve küfrün tanınmasından sonra pekişir.

Nasıl öğretmişlerdi, Şeytan Meleklerin hocasıdır. Şeytanını tanımayanlar, şeytanına secde ettiremeyenlerin secdeden, namazdan bahisleri de beyhudedir. Nefsini Müslüman yapmak budur. Müslüman olacak nefsindir. Değilse, fıkhın bildirdiği malumatların, yapılmasını emrettiği farzların ezbere yapılmasının hiçbir anlamı ve önemi yoktur. İş odur ki, nefsine kelime-yi tevhidi getirttiririsin. Nefsini secdeye vardırır, şeytanını ram edersin.

Şahadet kelimesi aşk ile bertaraf olan nefisten sonra dile gelir ve şahit olarak Müslümanlığa adım atarsın. Ezbercilikle, atalarımızın bildirdiği üzere yapılan ritüellerle İslamiyet’in bir ilgisinin olmadığının bilinmesi gerekir. Onun için, küfür tam olarak bilinmeden, anlaşılmadan iman bilinemez, anlanamaz, tadılamaz…

Buraya kadar söylenilenlerden, içinde bulunduğumuz durumun gözden geçirilmesinin gerektiği sonucunu çıkartabiliriz. İnandıklarımızı ve inkâr ettiklerimizi sıralayarak hangilerinin doğru ve/ya yanlış olduklarını çıkartmalıyız. Belki de -iman- diye sarıldıklarımızın küfrün kendisi olduğunu anladığımızda, fikrettiğimizde gerçek imana yol açıldığını da fark etmiş olacağız. Kur’an’ı Kerim ile Peygamberi vasıtasıyla bildirdiklerinin inceliklerine vakıf olmaya çalışılmalıdır. Kabaca, anlamların zahiri manaların bizlerin anladığımız gibi olmadığını da kavramaya çalışmalıyız. Kitabullah bir mecazlar âlemidir. Mecazların inceliklerine, derinliklerine nüfuz etmeye çalışmalıdır. Durup dururken hiç kimseye açılma vaki olmaz, neden dersek, çalışmayana, düşünmeyene, fikr etmeyene, üzerinde tefekkür etmeyene, verilen görevleri tam olarak yerine getirmeyene verilecek ne olabilir ki? Burada bir karşılıktan söz edilmiyor. Tamamen kişinin kendi kendine yapacağı iyilikler, güzellikler, tevazu, kibirden vazgeçmek.. gibi eylemlerin ve ibadetlerin peşinden insan olarak elde edilebilecek kazanımlardan söz edilmektedir. Karşılık olarak değil.

“aslı olmayana iman” (Nahl/72) tam da anlatmak istediğimiz budur. İman diye bağlandığımız bir takım değerlerin, yoksa “aslı olmayana mı” olup olmadığını nasıl test edebiliriz ki, sanırım ancak Küfrü tanıyarak.

Perde açılınca görülür ki, iman diye bağlandıklarımızın tamamı küfürden ibarettir.

İşte, kutlu iman yolunun başlangıcı.

Aslan, Fare.. Kedi...

  Aslanın sindiği, sinmek yanlış oldu, köşesine çekildiği zamanlarda, farelerin kükremesi doğaldır. Fare kükreyince yine doğal olarak, kedi ...