3 Eylül 2012 Pazartesi

Karşı Fikirler Rahmettir



Muhalefet;

Beğenmediklerimiz değil;

İlmimize göre, aklımıza göre yanlış gördüklerimiz, yanlış olduklarını zannettiklerimiz. Şöyle de söyleyebiliriz; yeni bir düşünce, bilinmeyen bir fikir, oluşmamış ama üzerinde çalışılan bir sistem. Geliştirildikçe ortaya dökülen, açıklanan düşünceler toplamı.

Rahatsızlık vericidir. Aklımızı kurcalar, zekâya zarar verir.

Öyleyse söylenmelidir. Anlatılmalıdır. Yazılmalıdır.

Cesaret, muhalifin kanıdır. Kansız vücut nasıl felç halinde ise, cesaretin bulunmadığı muhalif, özgürlüğün bulunmadığı muhalif felçli gibidir. Elini kaldırmak istemesine rağmen organizma izin ermez.

Öyleyse, muhalifine fırsat verilmeyen, kuruluşlarda bir felç hali vardır diyebiliriz.

Bu iki türlü olabilmektedir. İlkinde, muhalif tabiatlı kişi ne söylerse, ne yazarsa söylememiş, yazmamış gibi görülür. Yok sayılır. İkinci de ise söylemesine de yazmasına da fırsat ve imkân verilmez. Her ikisi de diğerinden tehlikelidir. Tehlike önce, yok sayan ya da fırsat vermeyen kuruluşun temel direklerinin çatırdamasıyla ortaya çıkar. Bu durumu kendi eliyle sağlamıştır. Kimsenin günahı yoktur.

Düşünen kişi, düşüncelerini bir sistem dâhilinde açıklamak mecburiyetinde hisseder kendini. Evvela, düşüncelerini bir kuruluşa muhalefet olması bakımından değil, sadece kendisine ait düşüncelerin başkaları tarafından da okunup, dinlenip anlaşılmasını istemesindendir çabası.

Oysa düşünceler açıklandıkça görülür ki, başkalarının düşünceleri ile kuruluşların felsefeleri ile çelişmeler, karşıtlıklar baş göstermektedir. Taraftar topladıkça, okuyanı, takip edeni arttıkça kendisine düşman da toplamaya başlar. Fikirlerine karşı gelişen fikirlerde söylenilmeye, yazılmaya başlanır. Aslında bu durum doğan cömertlik ortamından dolayı rahmettir. Cennetidir. Kimi gafiller bunu anlayamaz. İşte rahmeti anlayamayan gafiller fikir ortamından, düşünen beyinleri iteklerler, yalnızlaştırırlar ve mekân sadece kendilerine tahsisli hale gelir. Böylece kısırlaştırılmış ortamda tek seslilik raci olur. Tek seslilik ise düşünüp bir taş koymak isteyen diğerlerinin hürriyetini kısıtlamaktan başka bir şey değildir. Kendisiyle sulh kuramamış bir zavallının hodgamlık, nekeslik halidir. Bu durum ise, cezadır. Cehennemidir.

Haziran ayında karşılaştığım ve takip ettiğim bir tartışma üzerine, bunları söylemek ihtiyacı hissettim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...