19 Haziran 2013 Çarşamba

Erken Seçim Kokusu Alıyorum!..


2014 Mart’ında yereler seçimler var, Ağustos ayında ise Cumhurbaşkanlığı seçimi. Siyasi partilerin bazı illerde Belediye Başkan adaylarını açıkladıklarını biliyoruz, demek partiler hazırlıklı, haa unutuyordum nerdeyse, Milletvekili genel seçimleri de 2015 yılında. Mayıs ayı ortalarında ‘üç sandık’ lafı atıldı ortaya. Mecliste 330 oyu bulmayı becerebilirlerse, üçüncü sandık Anayasa Oylaması için gelecek. Bu tartışmalar olgunlaşmadan Taksim Gezi Parkı eylemleri başladı ve sandık tartışmasını bitirdi.

İktidar destekçisi çevreler AKP’nin ezici oy oranlarına sahip olduğundan o kadar eminler ki, bir sürü senaryoyu inanarak naklettiler. Yok, Tayyip Bey Cumhurbaşkanlığı’na, Gül Bey AKP genel başkanlığına filan. Her şey hazır lokma, kafeste kuş, oldu da bitti maşallah anlamında.

Taksim’den başlayıp tüm yurt sathına yayılan eylemlerde ortak tema, AKP ve Başbakan’ın öteden beri ezici, küçümseyici, büyüklük kokan tavırları ve bu tavırların halk içine antipati olarak yayılması. Nitekim bir-kaç ağacın kesilmek istenmesi üzerine, çevreci güdülemeyle başlayan eylemlerin konusu, ‘Tayyip istifa’ noktasına kadar gelmiş bulunmaktadır.

Anayasa çalışmaları kritik bir durumdadır. 2012 yılının ortalarında Tayyip Erdoğan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun yılsonuna kadar çalışmasını yapmasını, söyleyerek yılsonuna kadar mühlet tanımıştı. Sonra bu süreyi Mart 2013’e kadar uzattı. Mart’ta geçti gitti. Haziran içindeyiz. Sonuç alınmadı henüz. Anlaşılan eften-püften maddeler dışında tartışmayı derinleştiren ve içinde ‘Türk’ kelimesi geçen maddelerin hiç birisinde uzlaşma sağlanamadı. Aslında AKP’liler ‘Türk’ kelimesini çıkartmaktan vazgeçtiklerini açıklamışlardır. ‘Türkü sileceğiz’, ‘dağdan taştan indireceğiz’ hoyrat ve uzlaşılması imkânsız söyleminden uzaklaşmışlardır. Yani geri adımı onlar atmışlardır. Buna rağmen anayasa maddeleri üzerinde uzlaşma sağlamaları mümkün olamamıştır. AKP’nin BDP ile ortaklaşa anayasa çıkarmak isteğine de (sanırım) teşkilatın alt katmanlarından yüksek sesle reddiyeler ulaştırılmıştır. Kamuoyu yoklamaları da bunu teyit eder niteliktedir.

16 Mayıs ABD ziyaretinde anlaşılmıştır ki, Suriye ve Ortadoğu konusundaki düşüncelerde de ABD ile AKP arasında uçurumlar vardır. PKK’nın Türkiye topraklarında bulunan silahlı güçlerinin Türkiye’yi terk etmeye başlamalarına rağmen, anayasa konusunda verilen sözler yerine getirilememiştir.

MHP Milletvekili Lütfü Türkkan, Twitter hesabından “yarın taksim’deyiz” mesajını geçmişti. Basında ateşli başlıklarla kullanıldı bu mesaj. Fakat yarın olunca gördük ki, sabaha kadar karar çok değişmiş. Genel Başkan Bahçeli ve parti yönetimi Gezi eylemleri aleyhinde konuşmaya başladılar. Neler olmuştu? Sorusu düşünenler için çözülmesi o kadarda kolay bir soru değildi. Memleketin siyasi havası hükümet başta olmak üzere diğer tüm siyasiler için parlak görülmüyordu. 6 Haziran’da yapılan MHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısından sonra Bahçeli Gezi Parkı politikasını şöyle açıklamıştı: “Orada PKK intifadasının hazırlık çalışması yapılıyor”. Öyleyse, MHP ölse de orada olmayacaktı. Kamuoyuna açıklanamayan başka bir tespit vardı belki de!

Suriye politikasının başarısızlığı, Reyhan’lı bombalaması ve 53 can’ın şahadeti, üstüne Gezi Parkı eylemleriyle;

İktidar bir çaresizliğin içine tıkılmış kalmıştır.

Çıkış yolu nedir?

Elini çabuk tutmak, ata bir an önce binmek ve dehlemek, erken çıkan yol alır mantıklarıyla bir baskın seçim.

Yapılacak iş çok basit. 2015 yılında yapılması gereken Milletvekili seçimlerini bir yıl öne almak ve 2014 yılındaki yerel seçimlerle birlikte yapmak.

ABD’den dönerken yol üstünde Başbakan, yardımcısı Arınç’ı Okyanus ötesi sakini ile görüşmeye göndermesi de ilişkilerin yumuşak götürülmesi, desteğin devam ettirilmesinin istenmesi gibi manaları da içermektedir.

Ki, erken seçim kararı ABD’de alınmış olmalıdır.

İktidar partisinin daha fazla yıpratılmadan, yaralanmadan, sosyal politika alanında yapılacak ve halkın beğenisini kazanacak bir-kaç kanun maddesi ile halledilebilecek düzenlemelerden sonra, unutkan zekâlı insanlar sandıkları için halkı, rahatlıkla alınabilecek bir erken seçim kararı, halkın rahatlaması, gevşemesini sağlayacaktır. Popülist kararlarla, AKP topladığı olumsuz puanları rahatlıkla unutturabilecektir.

Böylece, anayasa işini de gelecek döneme bırakmak makul bir siyasi davranış olarak gözükmektedir.

Siyasinin beyninde bin plan gezinir, ancak birisi uygulama alanı bulur. Siyasi rakiplerini atlatıp, yapmak istediklerini sessizce uygulamaya geçme planı ise her siyasinin aklında sıkı sıkıya tuttuğu bir plandır.

Tekrarında fayda var:

Erken kalkan yol alır. Artık seçim sathı mailine girilmiştir.

NOT: Bu yazı yazıldıktan sonra aşağıdaki haber düştü internet medyasına:

“8 Haziran günü İstanbul’da yapılan AKP, MKYK toplantısında 15 Haziran Cumartesi Ankara ve 16 Haziran Pazar günü İstanbul’da gövde gösterisi yapmak adına iki dev miting yapma kararı alındı”.
Buyurunuz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...