18 Temmuz 2014 Cuma

Bilmece *


Vatan bağında gül de yetişir, diken de.

Dikensiz gül bahçesi aramak beyhudedir. Gül, dikenle vardır. Gülün gelişmesi, serpilip boy vermesi için sulamak, çapalamak, gübrelemek ihtiyaçları vardır. Sakın ola ki, gülle birlikte dikeni de büyütmeye, çoğaltmaya kalkma, ancak onun yaşamasına da müsaade et. Çünkü gülün gadri, dikene katlanmakla bilinir. Bu gadre, gösterdiği sabır ve dayanma gücü ile ulaşır.

Vatan bağında gül de yetişir, diken de.

Arifan şöyle kabul eder:

Gül de bizimdir, diken de.

***

Kocaman ve karmaşık bir bilmecedir dünya!.

Esasen karıştıran biziz. Bilmece çok basit sorulmuştur: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”. (Araf/177) Olumsuz soru olması işleri değiştirmez. Olumsuz soru cümlesi, cevabını da içinde barındırır da ondan. Verilecek cevap, soru cümlesinin içinde gizlenmiştir. “Evet.”

Bilmece sorusu içinde ayrı bilmecelerde bulunabilir. Bu soruda da var aynısı. Mesela, niçin “Allah’ınız değil miyim” diye sormuyor? “Rabbiniz” özel olarak seçilmiş ve sorulmuş. Kelimeler önemlidir, üzerinde durulmaya değer. Çünkü her kelime milyonlarca yıllık tarihi, ilmi birikimin manasını taşır. O halde ilk çözülmesi gereken ‘Rab’ kelimesidir.

Şimdi bir kelime üzerinde daha duralım: “Nefsini bilen Rabbini bilir”. Buyurun. “Nefis” ve “Rab”.

Bir kere, bizden ayrı, göklerde, uzaklarda bir tanrı inancımız varsa, bu bilmeceyi çözemeyiz. Soru, içinden geliyor, öyleyse cevabı da içinden arayacağız!. Arifler de şöyle söyler: “Her ne ararsan kendinde ara”!.

İnsan, âlemin özeti. Âlemde ne bulmak istersen kendine eğil, bir cevabı mutlak vardır. İnsan tektir, bir benzeri daha yoktur. Benzerinin olmaması, Rabbin Tekliğine işaret eder. İnsan nefsi ile vardır, nefsini secde ettiren, Rabbini bilir ve insanlık makamına ulaşır.

İşte, ayet-i kerimede de “değil miyim” sorusu, nefsi şahitlendirerek sorulur.

***

Duyabiliyor musun yağmurun sesini, kulak ver. Ne ninniler, ne nağmeler mırıldanır duymak isteyene.

İlk fısıldadığı da şudur; inerek yeryüzüne, gül ve diken ayırmadan rahmeti sunmak.

***

Hâsılı karmaşık bir bilmecedir hayat ve hayatın soruları.

Gülmek isteyen dikenden uzak dursun, dikeni işkillendirmeden.

***

Niyazi Mısrî ‘Divan-ı İlahiyyat’ında bir şiirinden bir beyit şöyledir:

“Mantık-at-tayr’ın lûgâtı muğlakından söyleriz,
Herkes anlamaz bizi, bizler muammâ olmuşuz.”

*(Lügaz, muamma: anlaşılmaz iş, anlaşılması zor olan sır, bilinmeyen hâl, karışık şey)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder