27 Temmuz 2016 Çarşamba

Anlaşılması Gereken!.


Dünyevi kazanç merkezli, insandaki ayrımcılık ve ele geçirme hırsı ile çalışan, tamamen materyalist orjininden kaymış din anlayışı çatırdadı.”
(okyanusum.com)

İşte görülmesi gereken, idrak edilmesi gereken konu budur.

Hangi cemaatin, hangi dini kisveli oluşumun maddi menfaatler temin etmediğini söyleyebiliriz? Hangisinin siyasi faaliyetlerde bulunmadığını, devleti yönetmeye talip olmadıklarını söyleyebiliriz? Sıfır. İşte, çıkıyorlar televizyonlara, gözleri yaşlı bir halde, sözde yardım hesaplarını, fakire-fukaraya neler yaptıklarını anlatıp, insanımızı zayıf yerinden yakalayarak yardımlarını talep ediyorlar. Çok da başarılılar doğrusu. Ayetlerle, hadislerle, ulu zatların kelamlarıyla süslenen, tamamen insanların ceplerindekini avlamaya yönelik tiratlarını nasıl da ezberlemişler, nasıl da mükemmel bir şekilde vazifelerini yapıyorlar.

Kaç seferdir unuttum artık, onlarca konudan dolandırmadığı Müslüman kalmayan birisi, evler, ticaret merkezleri, villalar yapmak üzere pazarlama çalışması yapıyorken, cüppesiyle ünlü bir hoca efendiyi neden yanına alır ve bu hoca neden bu dolandırıcının yanında yer alır? Tabi, bir müddet sonra paralarını kaptıranlar derin bir ah ile yanıp yakılırken, ne dolandırıcıdan, ne de hoca kılıklı dolandırıcı yardımcısından tek kelam çıkmaz. Olan, saf ve masum insanların emek zahmet birikimlerine olmuştur. Onların artık, ağlayanları da bulunmaz. Çünkü kendileri ettiler, kendileri buldular. Hem de ilk değil, defalarca!..

Biliyorum, arkadaşlarım, tanıdıklarım bizatihi veya onların anlattıklarına göre, binlercesi Menzil gibi, İsmail ağa gibi, Nakşiler gibi, Kadiriler gibi.. daha ismini sayamayacağım onlarca tarikat ve veya cemaat yakınlaşmasına girmesi ve hatta milletimizin hemen tamamına yakınının özellikle 1980 darbesinden itibaren, bir bakıma kaçış, bir bakıma kurtuluş yolu arama, bir bakıma geçmişine sünger çekme çabaları anlamında, oralara kapaklanmışlardı. 15 Temmuz müsebbipleri de anlattıklarımızın içindedir. Bir türlü izah edemediğimiz, o din değildir, o hikâyeler din hükümleri değildir, yaptıklarınız yardım değil, yıkıcılıktır diyemedik, anlatamadık bir türlü.  Kimilerinin yolları ayrıldı, kimileri ne olduğu bilinmeyen dünyalarına gömüldü. Ve geldik, 15 Temmuz tarihine…

15 Temmuz’da derin bir çöküş yaşandı. Çöken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin zayıflatılmasına, yara almasına rağmen çöken, sahte, Siyonist, materyalist din anlayışıdır.

Peki, bu çöküş anlaşılabiliyor mu?

Anlaşılacak. Zaman ister. Binlerce yıllık sözde din öğretisinin bir anda yıkılması ve o bilgilerden, o inançlardan cayılarak hakikate yürümek o kadar da kolay değildir. Fakat hakikate yaklaşılacak. Yani, “hakiki Muhammedi anlayış ve yaşam tarzı” halkımızın geniş kesimince idrak edilecek. Eğer böyle olmaz ise, “alınacak tedbirler yaraya ilaç olmayacaktır.”

Ümit edilir ki, evvela, ülke yönetiminin teslim edildiği yöneticiler anlasın. Zordur. Evet, çok zordur. Yıllar, yıllar boyu beyinlerini doldurdukları yanlış, hatalı, eksik bilgilerle kısa bir zamanda temizleyip, berrak anlayışlara kavuşmaları zordur. Biraz gayret, biraz ceht gerekir.

15 Temmuz felaketi, kendilerini manevi sanan ve fakat maneviyatın kenarına bile yaklaşamamış bedbahtlar ve de bedhahlar elleriyle yaşanmıştır.

“Hz. Muhammed’in anlaşılmasını bilinçli örtenlerin karşısına O’nu anlamadan yaşayıp gidenlerin aldığı önlemlerle çıkılmaz… Allah muinimiz olsun…”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...