3 Temmuz 2015 Cuma

Makul Çözümler İstasyonu


(Allâh) aklını değerlendirmeyenlerde (düşünsel) pislik meydana getirir!” (Yunus/100)

Kur’an’ı Kerim meallerinde aklını kullanmayanlar için yapılan tarifte, ‘değerlendirme’, ‘kullanma’, ‘işletme’ gibi farklı olarak ağılanabilecek kelimeler, yazarlarca tercih edilmiş olsa da, aynı anlamı bulmak mümkün olacaktır. Cümlenin devamında, ‘uğursuzluk’, ‘pislik’ bırakır, yükler gibi kelimelerle yapılan tanım sebebiyle, kelime ve kavramların aynı mana için kullanılmış olduğu anlaşılır. Kısaca akıl - pislik bağlamı, kullanılmayan, işletilmeyen akılların sahiplerine doğru bizi götürür. Sen de bir akıl var mı? Öyleyse işletmek, kullanmak mecburiyetindesin, başka yolu yok. Aksi halde pisliklerin yağmasını bekle.

Düşüncede sınırlama kabul edilemez. Düşünenin serbestiyeti Halk Edici tarafından bağışlanmıştır. Düşüneni sınırlamaya kalkmak, Akl-ı Külle savaş açmakla eş değer bir davranış olacaktır ki, o zaman Allah rakip olarak seçilmiş olur. Dünyada problem, düşünmekte değil, düşüncenin açıklanmasında yaşanmaktadır. İster çözüme, isterse de çözdürmemeye yönelik olsun, her düşüncenin açıklanmasında, her iki taraf içinde yarar vardır. Olumlular ile hayatın şekillendirilmesi ve Hakk’a seyahat sağlanırken, olumsuzlar ile de, eksi bilgilerin değeri ile yırtılan, çürüyen alanların tamiri mümkün olabilecektir.  Çünkü çürümenin sebepleri, olumsuz fikirlerle anlaşılabilecektir. Öyleyse her düşünce eseri değerlidir diyebiliriz. Âlemde gelişme, farklılaşma, güzelleşme an be an devam ederken, bir yandan da bozulmanın, yıkılmanın, yok olmanın devam ettiğini görmek lazımdır.

Düşünce açıklamalarında her ne kadar problemler çıkıyorsa da, düşünenin özgürlüğü kadar, düşüncesini de açıklama özgürlüğü tanınmalıdır ki, karşılıklı anlaşılabilme sağlansın. Bir tarafın fikri içinde, kendinde kaldığı sürece karşı taraf hiçbir şey anlayamayacağından bir mutabakattan bahsedilemez. Şiddete, teröre bulaşmayan fikir açıklamaları mazurdur. Onlardan istifade edilebilmelidir.

Akla müracaat etmeyen hiçbir çözüm, hayırlı sonuç doğurmaz. Duygularla hareket etmek, bir noktadan sonra anlaşılmayan ve bulunamayan yola düşüldüğünün anlaşılmasıyla, gafletten uyanılsa bile yaşanan felaketten alınan zararların telafisi kısa zamanda giderilemeyecektir. Böylesi durumlar yaşanmamalıdır.

Akla müracaat, danışmayı öne çıkarır. Olabildiğince geniş meşveret meclisinin sunacağı özel dokümanlar, belki de karar vericinin hiç aklına gelmeyen bir noktayı izah edecek ve bu sebeple önemli bir badire atlatılabilecektir.

Başka ne diyebiliriz?

Milletimizin hakkında hayırlısını ihsan etsin.

Allah Bes, Baki Heves.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...