13 Temmuz 2015 Pazartesi

Halaçoğlu Meselesi


Niçin ihraç edeceklermiş veya niçin istifa etsin?

Göreve getirenin, görevden alma hakkı da vardır.

Öyle, böyle değil. Kırılan potun tamiri o kadar zor, o kadar zor ki; “Bir kez gönül yıktın ise şu kıldığın namaz değil” (Yunus). Kaldı ki, kırılan tek bir gönül değil, kaç adet oy almışsa, oy verenlerin tamamını bu sayıya dâhil edebilirsiniz.

Bilmem kimin adına, birisine dinsizlik ithamı yapmak da nereden çıktı? Eğer yapacaklarsa ki, 13 yıldan beri hem MHP için hem CHP için bu ithamı yapmışlardır (ve halen yapıyorlar) bırakın onlar yapsın, onlar yapsınlar da bizde karşı duracağımız alanı bilelim.

Ne oldu?

Sizin, vekâleten dinsizlikle suçladığınız kişilere, müvekkiliniz sahip çıktı! Sahip çıktı ve puan topladı… Anlayabiliyor musunuz? En tepeden en alt kademeye kadar, sizin aleyhinizde olmak üzere bir haftadır ver yansın ediyorlar. Susunuz ve bu hatayı nasıl yaptığınızı idrak etmeye ve nasıl temizleyeceğinizi bulmaya çalışınız.

Niye yapıldı bu hata? Söyleyelim. Muhafazakâr tabandan oy toplamak kaygısıyla. Oldu mu şimdi? Öteden beri, bu muhafazakârlığın yanlış olduğunu, bu söylemden uzaklaşılması gerektiğini söyleriz. Kulak veren olmadı. Cahilane bir kabulleniliş, bilmeden, biliyormuş gibi yapmanın daniskası.

Güya onlarla birlik olduğunuzu söylemeye çalıştınız. Ne kazandınız? Hiç…

6 Haziran’daki hesap sorucular, Yüce Divancılar, çözülme sürecine karşı çıkanlar nerede, nerede kaldı şimdi?

Daha ilk günden, hükumete devam etmeleri gerektiğini söyleyenler, kendilerine muhalefet sıralarını layık görenler elbette, muhafazakâr söyleme sığınacaktı. Başkaca bir bilgileri yoktu çünkü.

Siyaset oyununda düşünülmeden hamle yapılmaz. Manevra, rakip geniş alanlara çekilerek yapılır. Oyun sahasını kendin daraltırsan, pas verecek alan ve/veya pas verecek kişi bulamazsınız. Dar alanlar kıvrak, zeki, usta oyuncuların top çevirebileceği çok kıymetli alanlardır. Kendinizi buna layık görmüşseniz, biz ancak seviniriz. Ama sadece sizin kendinizi layık görmeniz bir şey değiştirmez. Gerçekten o sahada top çevirecek kabiliyette misiniz, işte burası sorundur.

Birbiri peşi sıra hatalar yapıldı ve bu hatalar kendine çok güvenden kaynaklandı. Haydi, izah edin de görelim; Meclis Başkanlığının kaçırılmasını. Ne inattır bu!

Ne hakla milyonlarca oy almış bir siyasi kuruluşa dinsizlik etiketini yapıştırabiliyorsunuz? Kimden alıyorsunuz bu yetkiyi?

Sakın ola ki, en büyük rakibinizin durmaksızın propaganda ettiği, yok camileri ahır yaptılar, yok kuran kurslarını kapattılar, yok aleviler gibi söylemlere sığınmayınız. Sorumuz, sadece bu hakkı nereden ve nasıl aldığınızı söyleyiniz. Hem de bir Profesörün ağzından nasıl açıklarsınız? Sanırım, Ortaçağın engizisyonunda bile bu denli toplu ithama rastlanılmamıştı. Affedilebilir bir suç değildir, affı zordur, af yetkisi yalnızca suçlamanın muhataplarıdır ki, sayısı on milyonun üstündedir.

Bu karayı nasıl silecekseniz bakalım?

Evet, Halaçoğlu Grup Başkanlığı görevinden alınmış. İyi etmişler. Şimdi bir kısım arkadaşlarımız, bu görevden almayı eleştiriyorlar. Haklarıdır, eleştirebilirler. Hatta, görevden alınacak kişinin partisinden istifa bile edebileceğini söylüyorlar. Niye istifa etsin, ne olacak istifa edince? Bu kadar çocukça yorumlar siyaset aklının harcı olamaz.

Göreve getirilirken iyi idi de, alınınca mı kötü oldu?

Devlet idaresinde benzer işlemlerle her gün karşılaşıyoruz.

Ne dağdan vazgeçeriz, ne dağa küseriz.

Günahlarını temizlemeden, kimseye de cennet vaat edilmez.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...