5 Aralık 2011 Pazartesi

Yabancı Kelimeler ve Karşılık Üretme

13 Ekim 2011 tarihli Akşam Gazetesinde rastlamıştım habere. “Türkçe’nin geliştirilmesi , yabancı sözcüklerin yerine Türkçe karşılıklar bulunması amacıyla” bir kurul oluşturuluyor, bu kurula ünlü isimler davet ediliyor. Candan Erçetin, Kıraç, Nasuh Mahruki, Ahmet İnam, Sevin Okyay gibi isimlerin gönüllü olarak katıldıklarını okuduk. TDK Başkanı Şükrü Akalın, “amacımız, Türkçemizi geliştirmek, zenginleştirmek ve özleştirmek!!” demiş. Özleştirmek. Doğrusu l980 yılları öncesine döndüğümüzü düşündüm bir anda, ne tartışmalar yapılmıştı, özleştirmecilerle, karşı olanlar tarafından. Özleştirmecilere uydurukçular deniyordu, yanlış hatırlamıyorsam Prof. Şükrü Akalın Hoca’da bu tarafta bulunuyordu.

Bir Milletvekili tarafından TDK’nın 2012 bütçe görüşmeleri sırasından bulunan kelimelerden bir-kaç örnek vererek, kabul edilen Türkçe kelimeleri eleştirerek, komisyon üyelerinin de gülmesine sebep olunmuş. 9 Kasım tarihli Hürriyet Gazetesi haberinden öğrendiğimize göre, Milletvekili’nin eleştirmesi üzerine Akalın Hoca Milletvekili’ne bir mektup yazarak “flaş haber için önerilen zırtgel karşılığını onaylamadıklarını” belirtmiş. Hoca, “TDK’nın önemli bir işlevi de yabancı sözlere karşılık bulmaktır. Kurum, gündelik dile giren veya girme eğiliminde olan yabancı sözlere karşılık bulma çalışmasını gönüllülerden oluşan tartışma ve yazışma topluluklarında yürütmektedir.” Şeklinde Şükrü Akalın Hoca’nın açıklamaları devam ediyor.

Mustafa Önder 30 Ekim tarihli yazısında konuya eğildi. Yabancı kelimelere karşılık önerilen (Türkçe)! Kelimeleri örneklendirdikten sonra; “bir dil bu kadar zorlanır mı? Kelimeler bu kadar sun’i yollarla ve uydurula uydurula geliştirilir mi? Anlamak, hele hele TDK gibi bir kurumu anlamak zor. Yine dönüyoruz 1980 öncesine… ‘Öztürkçe’ hastalığı yine nüksetti anlayacağınız! Vay benim zavallı dilim, vay benim Türkçeyi Kuruma emanet eden aziz Atatürk’üm… miras ne hallerde? Ciddiyete davet etmekten başka diyecek söz kalmadı, ne diyelim!” diyerek noktalamıştı yazısını.

Mustafa Önder’in eleştirdiği, bulunan kelimeleri, Cengiz Semercioğlu 14 Ekim tarihli yazısında ise beğendiğini söylüyordu. “Yapılan çalışmaların ise saygı gösterilmesi gereken çalışmalar olduğunu” vurguluyordu.

Konuşulan, çalışılan kelimelerin hemen tamamının teknoloji ile ülkemize taşıdığımız materyaller ve teknolojinin gereği kullanmak zorunda kaldığımız kelimeler olduğunu gördüm. Örneklendirmeye gerek yok, herkesin bildiği özellikle bilgisayar teknolojisinin dayattığı kelimeler.

Bilgisayar dedim de, makinelerle tanıştığımızda çok aniden çıkıveren bir kelime olarak hatırlıyorum bilgisayarı, ‘Computer’ kelimesinin yerine. Benimsendi halk tarafından. Hikâyeciler hikâyelerinde, şairler mısralarında kullandı ve bizim kelimemiz bizim oldu.

Teknoloji maalesef Batıda üretiliyor çağımızda, biz de mecburen kullanıyoruz. Teknoloji ve materyalleri gelirken de kelimesi, hatıraları, bilgileri yani kültürü ile gelmektedir. Mesela ‘Cep Telefonu’ dedik ‘mobil phone’ ye, cep telefonu bizim oldu, bizimdir. Sanırım başka hiç bir ülkede de ‘cep’ kullanılmamaktadır. Taşınır anlamındaki kelimelerden kurgulanmış ve kullanılıyor. Herhalde bir kurul toplanıp da ‘bilgisayar’ veya ‘cep telefonu’ kelimelerini önermedi. Bilinmez bir akıl ortaya attı, halkımız da alıp kabul etti ve kullandı, hepsi bu.

Bir masa etrafında toplanılarak kelime üretme çalışmaları yapılamaz, bu kelimeler halk tarafından kabul edilemez. Kabul ettirilemez. Birisi, birileri tarafından bulunan, söyleniveren, bir yazıda, bir şiirde kullanıverilen kelimeler bir de bakmışsınız halk tarafından kabul görür ve kullanılmaya başlanır. Peki, ithal edilen teknolojiye Türkçe karşılıklar bulunana kadar ne yapacağız? Sorusu sorulabilir. Doğrusu bunun tam da bir cevabının olduğunu sanmıyorum. Bu durumda ya Kurum’un yaptığı yolu kabul edeceğiz, ya da üzerinde ismi ile gelen teknolojiyi geldiği isimle kullanacağız ve zaman içinde de kendimize ait karşılık bulacağız.

TDK’nın, derneklerin, vakıfların ve özel şahısların yaptıkları çalışmaların da desteklenmesi gerektiğini düşünmekteyim.

2 yorum:

  1. Dikkat: Aşağıdaki karşılıklardan bazıları Türkçede uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Bazıları yakın zamanda ve az kullanılan karşılıklardır. Bazı karşılıklar ise yenidir. Ayrıca bu karşılıklar arasında Arapça-Farsça sözler veya sözlerden türetilmiş karşılıklar da olabilir.
    asansör (Fransızca): götürge
    ekonomi (Fransızca): denlik
    elektrik (Fransızca): çıngı
    elektronik (Fransızca): çıncalık
    fren (Fransızca): eğleç
    gram (Fransızca): ağram
    grup (Fransızca): türküm
    helikopter (Fransızca): buralak, dikuçar
    kamp (Fransızca): düşerge
    kanal (Fransızca): arna
    kilo (Fransızca): geli
    klasör (Fransızca): kavlık
    kukla (Rumca): kavırçak
    kurs (Fransızca): koyak
    organ (Fransızca): kılgan
    otel (Fransızca): konakçı
    penguen (Fransızca): karabat
    piramit (Fransızca): köpyak
    plaj (Fransızca): çimerlik
    plan (Fransızca): jospar
    program (Fransızca): bağdarlama
    proje (Fransızca): joba
    radyo (Fransızca): ünalgı
    selfie (İngilizce): özçekmiş
    sigara (İspanyolca): çilim
    sinyal (Fransızca): çınav
    şoför (Fransızca): haydavcı, sürücü, yöndemci
    tablo (Fransızca): keste
    taksi (Fransızca): tutgit
    telefon (Fransızca): alısün, çınka
    televizyon (Fransızca): alıssın, sınalgı
    üniversite (Fransızca): birdem
    vantilatör (Fransızca): yelletke
    video (İngilizce): sın
    video player (İngilizce): sınkoygu

    Arapça-Farsça sözlere karşılıklar:
    aile (Arapça): kodak
    ait, dair (Arapça): değişli
    an (Arapça): tap
    hâl, vaziyet (Arapça): durum, yağday
    hatıra (Arapça): estelik
    kör (Farsça): sokur
    makas (Arapça): kayçı
    nokta (Arapça): çekit
    rağmen (Arapça): karamazdan
    saat (Arapça): sögen
    takvim (Arapça): dallık, gündizme
    ücret (Arapça): vergin
    ve (Arapça): ma
    zor (Farsça): çetin, kıyın

    YanıtlaSil

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...