3 Haziran 2014 Salı

Prensi Takdimimdir


Son günlerde her köşede bir-kaç Cumhurbaşkanı, Başbakan ataması yazısı okuyoruz. Kimine göre içeriden alınan bilgiler, kimine göre kulislerde konuşulanlar, kimine göre dışarıdan alınan istihbaratın değerlenmesi falan filan.

Bizim böyle imkânlarımız yok. Fakirhanede elimize değen gazete, medya haberleri, televizyon yorumları, ara sıra internetten faydalanma dışında kaynağımız da yok.

Yok, ama bir komplo da biz atalım istedik. Hazır moda olmuşken, bizim neyimiz eksik, başımız mı kel bir tahmin de biz yapalım istedik.

Bu piyasadaki kahir ekseriyete göre Cumhurbaşkanlığı çantada keklik. Hem de birinci turda %50 aşılarak seçilecek. O kadar kesin konuşuyorlar yani, muhalefet ne düşünüyor, halk kimi istiyor, seçmen davranışı bir-kaç ay içinde değişir mi diye düşünen yok, onlar kararlarını vermişler.

Makamın iki savaşçısı vardı, mevcut Cumhurbaşkanı’nı Abdullah Gül’ün “Bugünkü şartlarda gelecekle ilgili siyaset planım yok” demecini verene kadar. Geriye bir Başbakan Tayyip Erdoğan kaldı ve şimdilik rakipsiz.

Eee.. Çıngar da bu noktada kopuyor. Başbakan, Cumhurbaşkanlığı’na çıkarsa yerini kim dolduracak. Gerçi, Erdoğan “yetkilerimi kullanırım, terleyen bir Cumhurbaşkanı olurum” diyerek, asıl isteğinin ‘Başkanlık’ olduğunu, hatta Başkanlık, Başbakanlık ve AKP Genel Başkanlığı görevlerini yapacak nasıl bir tipe yerini teslim edeceğini açıklamış olmasına rağmen, onlarca ağızın sulandığını tahmin etmek hiçte zor değil.

Fikrini söylemiyor, geleceği düzenliyor mübarek.

Mehmet Ali Şahin “benim öyle bir düşüncem, isteğim yok ama” diyerek başladığı cümlesini, “kabinedeki dört Başbakan Yardımcısı’nın” Başbakanlığa getirilebileceği sinyalini vermişti. Bakmayın öyle söylediğine, ilk sulanmış ağzı onda gördük. Yutkunmalarını unutmayacağız.

Erdoğan çıktı yukarı diyelim, ne olacak? Cumhurbaşkanı olarak hükümete bir Başbakan atayacak, tabii ki milletvekili olması şartı var. Öyleyse, M. Ali Şahin önerisi pek ala muteber bir seçimdir. Hem kimse de incinmez. Nasılsa, sadece 10 aylık geçici bir süre için. Bu arada, AKP’nin düzenlenmesi, çıkartılacak kanunlar, propaganda dönemi… Hayli yapılacak iş var. Emanetçi demeyeceğim, bizatihi kendisi işleri evirip çevirecek, öyle dedi ya!.

Önemli olan Haziran 2015 ve sonrası. Asıl yapılacaklar ve yapılmak istenenler o tarihe ayarlı. Büyük güç öyle istiyor! Özenle yetiştirilip, devletin hemen her kademesinde stajını tamamlayan önemli bir isim, prens olarak koltuğuna oturmaya hazırlanmakta. Başında bulunduğu kurumda çok başarılı işler yaptı, verilen planları olduğu gibi uyguladı. Gerçi, Ankara’dan yola çıkan bir-kaç kamyonu kazasız-belasız yurt dışına çıkaramadı lakin PKK görüşmeleri, Oslo müzakereleri, Kuzey Irak Kürtleri ve Türkiye Kürtleri arası stratejik birliktelik, Suriye muhalefetinin silahlandırılması ve dizaynı gibi çok önemli projeleri yürüttü. Artık, bulunduğu makam kesmiyor kendilerini. Yükselmek, her insanda olduğu gibi onda da durdurulamaz bir emel. Varmak istediği yer ise Erdoğan’ın boşaltacağı koltuğu doldurmak!

2015 yılının bir an evvel gelmesi, seçim sathına girilmesini dört gözle bekliyor. Memuriyetinden istifa edip öncelikle milletvekili adayı olacak. Elbette seçilebilecek bir sırayı ona tahsis edecekler. Seçimlerin hemen akabinde AKP kongreye gidecek ve Genel Başkanlığa getirilecek.

Böylece, bütün isteklerine kavuşmuş olacak. Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan, mecburen onu Başbakan olarak atayacak. Tekrar edelim, büyük güç öyle istiyor olabilir.

Anlattıklarımız bir fantaziden ibarettir. Siz böyle anlayın. İsteyen de sanki bu bilgileri birinci ağızdan dinlemişte anlatıyor şeklinde anlayabilir. Nasıl mı, nereden mi biliyorum? Söyler misiniz, bir-kaç istihbarat kitabı okuyarak ve bir okula istihbarat konulu bir yüksek lisans tezi yazarak istihbarat Müsteşarı nasıl olunuyor? İşte nasıl olunuyorsa, öyle olacak, itirazı olan varsa yazabilir.

Tabii ki, bütün bunlar Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı, kendi ifadesiyle ‘başkan’ olması durumunda. Bize göre, yukarı çıkması hayal olduğuna göre bütün bunlarda olmayacak demektir.

Ancak… Ancak, 2015 seçimlerinden sonra Erdoğan AKP Genel Başkanlığından da geriye çekilecektir. Çünkü hem ABD hem de AB artık, Erdoğan’ı partner olarak görmek istemiyor. Yukarıda bahsettiğimiz zat-ı muhterem AKP genel başkanlık koltuğuna oturacak ve daha iyi günler yaşayacağız. Dedik ya, büyük güç böyle istiyor.


Yani, iyi şeyler olacak!...

2 yorum:

  1. Tuncay Altunezen :
    Fidan-İngiltere ilişkisini bilmek lazım. Bu konuda da gerekli desteği aldı ise, bence de olur. Hem Kürt, hem Türk düşmanı hem İslamcı.

    YanıtlaSil
  2. Ömer Sağlam:
    Muhalefetin uzlaşmaz tutumu yüzünden, bu adamlardan birisi yine cumhurbaşkanı olacaktır Mahmut Bey; bu konuda hiç endişeniz olmasın...

    YanıtlaSil