24 Ekim 2014 Cuma

Sihirbazlar


Sihirbazın para kazanmak için çalışmasına gerek yok. O oturduğu yerde istediği kadar para üretebilir. Mübarek, elini sallıyor bir demet para, yumruğunu vuruyor bir balya para… kim bilir ondan zengini yoktur!.

Her şeyin para olduğunu zannederek yaşadığımız günlerin, süslü hayallerinden birisidir çok büyük paralara sahip olmak. Ama nasıl olunacağını bilmiyorduk. En kolayı sihir öğrenip, paraları yığmaktı.

Dünyalara sahip olmanın remzidir para. Bir şeylere sahip oldukça, öbürünün de senin olması isteğini artıran çok karmaşık bir bilmecedir dünyalıklar. Dünyanın kiri ele değdikçe, daha da elin kirlensin istersin, çünkü zaten kirlenmiştir, biraz daha kirlense, kirlendikçe yağırlaşsa ne çıkar? Bu sebeple sihirbazın eli kirlidir. Hatta kirden eli görünmez haldedir. Her nerede, her kim işlerine bir parça da olsa sihirbazlık karıştırıyorsa, bu kirden kurtulması mümkün değildir. Zira temelinde, insanları kandırmak, göz boyayıcılık, el çabukluğu vardır. Seyircinin görme kusurundan değil, sihirbazın el ustalığından bahsedilir.

****

ABD, Irak’ı işgal ettikten sonra, içeride meydana gelen direnişçi grupları bastırmak üzere geliştirdiği silah sistemine ‘Prophet’ peygamber adını vermişti. “Irak işgalinde dini sembolleri kullanan, bu çerçevede MOAB adlı bombalar kullanan, Evangelist askerleri adeta Haçlı savaşçıları olarak Irak halkının üzerine saldırtan Amerika, şimdi de Irak’a ‘Peygamber’ silahı gönderiyor.” (04.12.2004, Yeni Şafak) Sihirbazın şeytani oyununu görebildiniz mi? Adını ‘Peygamber’ koyduğu silahlarla, Müslümanları vuracak. O silahla karşılaşan halk ise, peygamber adına ya teslim olacak, ya da öldürülecek, şehadete koşacak.

Bir başka sihirbazdan daha söz edelim. “Görünürdeki gayesi demokrasiyi geliştirmek, yerleştirmek. Görünmeyen faaliyetleri ise sivil darbeler tezgâhlamak.” Olan Soros, para sihirbazı olarak anılır. ‘ABD’nin dünyada nasıl daha iyi bir rolü olabilir?’ (Zülfikar Doğan, 09.06.2005, Akşam) konusunda konferans vermek üzere Türkiye’ye gelir!. Büyük protestolarla karşılaşan Soros’un idare ettiği fonun ismi ‘Kuantum’dur. Dikkat edilirse, manevi çağrışımları olan bir kelimeyi hırsızlığına alet ediyor ki, insanlar paralarını rahatça yatırsınlar. Zaten sihirbazlığı da buradan geliyor. İnsanların bakışlarını farklı tarafa çevirmenin en kolay yolu, dini ve manevi kavramlar, kisveler kullanmaktır. Bu durum dünyanın her tarafında doğru sonuç verir, çünkü insan, her yerde insandır ve her insanın maneviyata ihtiyacı vardır.

2008 yılında Amerika’da bir ekonomik kriz yaşanır. Krizin temel sebebi, Amerikan finans sihirbazlarının ellerindeki kirin görünmesidir. Yalan-dolanla kandırdıkları insanlardan topladıkları ipotekleri, bankalara devrederek edindikleri düşük faizli kredileri, dünyanın diğer gelişmekte olan ülkelerine yüksek faizlerle yatırıp çok büyük kârlar elde ediyorlardı. Ortada dolaşan nakit yoktu, hepsi kayıtlar üzerinde, herhangi bir bankanın hesabında takip ediliyordu. Bu yalan imparatorluğu, milyonlarca insanın hakkının gasp edildiği dev imparatorluklar kısa bir süre içinde kâğıttan kaleler gibi yıkıldı gitti. İçinde ah bulunan evde oturulmaz, öğüdü sanırım oralarda yoktu.

Bir sihirbazlık örneği de Türkiye’den olsun: 2002 Kasım ayında yapılan seçimler üzerine, %34 oyla Meclis’in %60’ını dolduran AKP hükumet kurar ve aynı zamanda, güya Türk Ordusu hükumeti devirmek için, planlar yapar, oyunlar kurar, tezgâhlar düzenler. Daha sonra yandaş ismiyle anılacak olan gazeteciler ve medya aracılığı ile orduya ve milli güçlere kumpaslar kurulur. Söylediklerinin tamamı yalandır ve ancak usta bir sihirbazın gözleri yanıltabileceği beceriklilikle ordunun kurmay heyeti, muvazzaf askerler ve milli güçlere dâhil insanlar tutuklanır ve yıllarını cezaevlerinde geçirirler. Televizyonlarda pişmiş kelle gibi sırıtan bu dalkavuklar, sanki hiçbir şey olmamış ve bu oyunun içinde kendileri yokmuş gibi hala keyiflerine keyif katmakla meşguller, bu arada yalakalıklarına da devam ediyorlar tabii. Büyük bir milli direnişle cezaevi duvarları yıkılmış ve içeri tıkılan vatan evlatları, başları dik bir şekilde hürriyetlerini yaşamaktadırlar. Bu kavga henüz sonlanmamıştır.

****

Birisi karkas et ticaretiyle uğraşırken, diğeri de devlet memuriyetinde idi. Her ikisi de çalıştıkları işlerde para üretmeyi ve yatırım yapmayı iyice öğrendiler. Elleri de bir çabuktu, bir çabuktu sormayın.

Talih bunları devleti yönetme makamlarına kadar getirdi. İşleri bir açıldı, bir açıldı ki sormayın gitsin.

Sihirbazın eli kirlidir demiştik:

Kısa süre içinde, her iki ailede gemi filolarına, havuzlu villalara, çok değerli ‘kupon arazilere’ sahip oldular. Kurdukları havuzlarda Yüz Milyon Dolarları üreterek, dev medya organlarının sahibi oldular.

Evlatları, (onların lisanıyla) varlık içinde yüzmeye başladılar. Maşallah, öyle şansları var ki, neye el atsalar tuttukları altın oluyor. Her ne kadar, üniversite sınavını kazanamamış olsalar ve bu sebeple Amerika’ya gitmiş olsalar, diplomalarını para ile almış olsalar, çalışmak için girdiği Dünya Bankası’ndan başarısızlıktan dolayı atılmış olsalar bile…

Allah, yürü ya kulum demiş bir kere. Durdurmak ne mümkün.

Ama, bilmiyorlar ve düşünmüyorlar ki, koca Amerika bir gecede yerle yeksan oldu!.

Hatta, koca Uzan İmparatorluğu kendi elleriyle tarumar edildi!.

Haramiler, kaçacak delik aradılar.

İnsan içine çıkamaz oldular!.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...