12 Ağustos 2014 Salı

Aslan Postuna Girmiş Tilkiler


Tamam kardeşim,

Anladım.

Seni ilgilendirmiyor, paralar, kutular, makaralar, çakaralar, federasyonlar, parçalanmalar, milletin A’sına küfredenler, rahmeti gazabını geçenler, hamd makamlarının en yükseğinde hamd edenler, ..ötünün gılı olanlar, hazineden siyasi menfaat uğruna kömür, makarna getirenler… Seni ilgilendirmiyor. Keyfî olarak değiştirilen kanunlarla ilgin yok. Ege denizindeki kaybedilen adalar, kayalıklar seni ırgalamıyor, Musul’da rehin alınan Türkler, işkence altında öldürülen Türkmenler seni titretmiyor, durmaksızın hakaret eden siyasiler de seni ilgilendirmiyor. Küfür derecesindeki, şirke bulaşan efelenmelerden de etkilenmiyorsun. 13 yıl evvel, karkas et ticareti yapan birisinin, 12 yıl sonra evleri, havuzlu villaları, gemi filosu, mücevher satan mağazaları, alış veriş merkezi denen büyük marketlerinin olması da ilgi alanının dışında.

Seni sadece, sana sunulan imkânlar, verilen makamlar, makarnalar, kömürler, bağlanan maaşlar ilgilendiriyor. Devlet kesesinden bolca verilen tavizler, senin aklını başından almış. Sen, düşünme yeteneğini kaybetmiş, ne yaptığını bilmez haldesin. Seninle konuşulmaz bile.

Sen bilirsin.

Artık benden bu kadar.

Ne halin varsa gör.

Son gülen iyi güler.

Biliyorum şimdiden sonra günlerce ukala konuşmacılar, analizciler televizyonlarda, yalakalık kokan analizler geliştirecekler. İçinde bulunduğumuz durumu analiz edebilecek bir sosyolog, psikolog bulunamaz, yoktur. Sonuçlara anlam verebilecek bir babayiğit olamaz. Söylenilecek her şey yanlıştır, böyle biline.

Cehalete oy verilmiştir. Saldırana oy verilmiştir. Hakaret kazanmıştır. Alaycı aday kazanmıştır.

Memleketimizin çevresi ateşler içinde, komşularımızı ateşe atan zihniyet ve projeleri kazanmıştır.

Akıl durmuştur burada. Burada söz biter.

Şu parti başarısızdı, sebep şu isimlerdendi, filan mugalataya girmek anlamsızdır. Hiçbir mana ifade etmez. Kişi kendini sigaya çeker ve başarısız olduğu durumları analiz eder kendisi gereğini yapar. Bu bizi ilgilendirmez. İlgi sahamız; bir milletin aklı, nasıl olurda böylesine satın alınabilir, nasıl olabilir de böylesine kandırılabilir. Çözülecek nokta burasıdır.

Bir sözümüz de, sosyal medya sayfalarında atıp tutan aslanlara olsun. Siz ne diye mücadele ediyorsunuz? Amacınız nedir? Ne yapmak istiyorsunuz?

Konya, Çorum, Çankırı, Erzurum, Elazığ, Malatya, İstanbul.. ve benzeri illerde yaşayan aslanlar. Ya, size ne oluyor? Madem AKP’lisiniz, doğruca AKP’de siyaset yapın, sizden farklı düşünen gruplar, kesimler, toplumlar içine ajanvari girerek onların inançları, maneviyatları üzerinde oynamaya hakkınız olmasa gerek. Görünüşünüz ile, laflarınız, içiniz ile dışınız ne kadar farklı!. Çok tiksindiricisiniz.

Alınan yenilgi değil, kazananın, kazanma sebebi sizlersiniz. Durduğunuz yerdeki iradenizi koyamadınız. Ayak direyemediniz. Sizi de kandırdılar. Güya İslami olduğuna inandığınız, bir takım laflarla kandırıldınız. Büyük bir günaha, vebale girdiniz. Sözünüzde duramadınız. Yenilen de kazanan da sizin ihmalinizden, sizin inadınızdan bu sonucu yaşamıştır. Artık, yerinizi seçtiniz. Bir daha bizim bulunacağımız toplulukları kirletmeyin bari. Sizin savsaklamanız, bölücülüğe pirim kazandırmıştır. Elbette hepinizi tanıyoruz, gözlerinizden ve sözlerinizden. Yerinizde sizlere başarılar dilerim.

Biz içimize dönelim:

1. Adayları millet tespit etmelidir önerimizi daha önce yazmıştık.

2. Seçim çalışmaları ertesi gün başlar.

3. Erken bir baskın seçime derhal hazırlanınız.

4. Oy verenler için, hırsızlık, bölücülük, vatan toprağının kaybedilmesi, esir edilen Türkler, savaşın kapıya dayanması, borçların bini aşması hiç önemli değilmiş, artık bu anlaşılmış olmalıdır.

5. Halklar diyenler kazandığına göre, duyumsamayan, anlamayan bir topluluğa sahibiz. Düşmanlaştırıcılar, mezhepçiler, kışkırtıcılar kazanmıştır. Gelecek planlarında bunlara dikkat edilmelidir.

6. Sokaklardan çektirilen Ülkücülerin, ellerine bilgisayar verilememiştir. Kitap verilememiştir. Kalem verilememiştir. Siyaset okulunun ne yaptığı ülkücüler tarafından bilinmemektedir. Adı geçen okuldan mezun olduğu anlaşılan bir zatın mesajlarının değerlendirilmesinden anlaşıldı ki, dinciler gibi, AKPliler gibi konuşup, yazmaktadır. Nasıl bir yanlış yapıldığı bulunmalıdır.

7. Kaybedilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri için kafa yormaya gerek yok. Sebep bellidir. Bir tarafta devlet gücü dâhil, edebi bir kenara koymuş bir güruh, diğer tarafta edepli davranan bir toplum. Bilinir ki, edepsizlik daima bir adım öndedir.

Şimdi yapılması gereken şudur: Ülkücü teşkilatlar kurultayı. Bu kurultayda, 2015 yılında yapılması gereken, ancak erkene alınması da muhtemel olan seçimlerde başarılı olmak için alınması gereken kararlar acilen üretilmelidir.

Diğerleri, başkaları ne yaparsa yapsın. Ülkücüler olarak, derhal yollara düşülmeli, dağlara taşlara, Ülkü yazılmalıdır.

Sokaklar Ülkücü’ye hasret. Artık, siyaset sokağa taşınmalıdır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...