27 Nisan 2010 Salı

neylerse güzel eyler

Tamamen faraziye” dese de, Allah gücünü kullanmanın dayanılmaz keyfini tatmanın kibrini nasıl da yaşadığını gizleyemiyordu, Taha Kıvanç 19 Mart 2010 tarihli “Sihirli Silgi” isimli yazısında. Öylesine kaptırmış ki kendini tarihi olayları istediği gibi değiştirme oyununa, “Elimizde hatalarımızı silebileceğimiz 'sihirli bir silgi' de yok. Tarihimizle yüzleşmek, hatalarımızı kabullenmek ve benzer hataların tekerrürünü engellemek, galiba en doğrusu...” dese de yazar sonunda, birazda mahcup, “laf bir kere çıktımı ağızdan artık sözlerinin esiri olur insan” kelamı sıkıntısıyla olsa gerek… Mahcubiyeti, pişmanlığı anlaşılabilir aslında.

“ Hangi yanlışı silersek bugün kendimizi daha mutlu-mesut-bahtiyar hissedebiliriz?” sorusundan sonra Sultan 2. Abdülhamit Han tahtından indirilmeseydi, Almanlarla birlikte 2. Cihan harbine girilmeseydi, Ermeni tehciri yapılmasaydı, cumhuriyet döneminde muhalefet partisi kapatılmasaydı, İnönü yerine Çakmak cumhurbaşkanı olsaydı… gibi tarihi olayları istediği gibi değiştiriyor sayın yazar.

Tarihi ve tarihi olayları olduğu gibi kabullenmek en iyisi. Değiştirmeye kalkmak Allah gücünü kullanmayı denemek olmaktadır kanaatimce.

Geriye doğru baktık da, “her şeyin yerli yerinde” olduğunu gördük. “Neylerse güzel eyler” inancı ile,

Hem, “Allah Allahlığını kimseye bırakmaz” sen kulluğunu yaşa, kul ol derler…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Devlet Kuracaklarmış!

AKP’nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan ne demişti? “Yeni devlet kuruyoruz, kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan.” Bu söz söylendikten s...