15 Şubat 2016 Pazartesi

Gümbürtünün Sebebi!.


Katılımcılar ellerinde bir küp ile geldiler toplantıya. İçeri her giren elindeki küpü, masanın ortasına konulan diğer küplerin üstüne istifledi. Tavana kadar vardı yüksekliği.

Öyle bir an geldi ki,

En muzipleri katılımcılardan,

En alttaki küpü çekiverdi.

Aman Allah’ım, bir gümbürtü koptu ki, sorma gitsin.

Korkanlar oldu, çekinenler oldu… Gülme krizlerine takılanlar oldu.

***

Şimdi muzip bir yiğit gerek.

En alttaki küpü çekecek.

Bizler gülmeye hazırız.

Son felaket…

Değilse de,

Eh, birazcık tehlike var.

Gümbürtü içinde, kendine yer bulmaya çalışanlara dikkat derim.

Bunlar her zaman burnu iyi koku alanlardır.

Onların aldıkları pozisyon iyi incelenirse, geleceği tahmin kolaylaşır.

Olaylara bakalım:

Suudi Arabistan liderliğine terk edilmek istenen Türk Silahlı Kuvvetleri, nasıl bir pozisyon alacak?

Askerlik ve savaş tecrübesi sıfır bir orduya,

Dünyanın en büyük ordusunu monte ediyoruz.

Hadi bakalım, duymayın da göreyim gümbürtüyü…

Sahi,

En alttaki küpü kim çekmişti?

Katılımcıların en muzibi!..

Problemin çözümü şimdi kolaylaştı.

Muhalefeti uyut. Basını sustur. Medyayı emrine çek. Kameraları kapat.

Oh… Ne ala memleket.

Yalnız bir şey var.

Nasıl oldu da, dünyanın en büyük ordusu şeklinde tanımlanan ordu,

Aylardır, üç-buçuk eşkıyayı alt edemedi?

Yoksa bu da bir muzibin eseri olmasın?

Yoksa oralardan gelen gümbürtü de,

En alttaki küpün çekilmesinden kaynaklanmasın?

Artık, bilmiyoruz. Bilemiyoruz. Duyulması istenen cümlelere takıldıkça, altındaki anlamı kaçırıyoruz. Zaten istenen de bu olsa gerek.

Anlamsız gürültüler içinde boğuluyoruz.

Medet…





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder