8 Şubat 2016 Pazartesi

Çözülme Mantığı, Olduğu Gibi…


Bir nevi dayanışma platformu niteliğinde olan şahsi blog’umuzun, bugün bir misafiri var.

Değerli dostumuz Murat Alparslan TEKOĞLU.

Dertli olup, derdini içinde bizatihi yaşadığına uzaktan da olsa şahitliğimiz vardır. Meseleler üzerinde yaptığı ince ve derin analizler, daima ufuk açıcı olmaktadır. Sözü uzatmayalım, sıra Sayın TEKOĞLU’nun. Teşekkürlerimizle…

Buyurunuz:

***

10 maddelik eylem planında elastiki ve içi boş hamasi nutukları bir tarafa bırakırsak, özellikle satır arasına gizlenmek istenen 3 ifade dikkat çekiyor;

-      Yeni bir Kamu Düzeni oluşturulması.
-      Ulus-Devlet modelinin parçalayıcı bir unsur gibi sunulması.
-      Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi.

Bu üç madde, açıklanan eylem planının esasen terörle mücadele için değil, bölgede yeni bir yapısal reform amacıyla yapılacağını ortaya koymaktadır.

Bu yapısal reform çok açık v net federasyon/özerk yönetimini işaret etmektedir.

Bir Başbakan düşünün ki, ulus-devlet sayesinde Başbakan olmuş ve ulus-devleti ‘parçalayıcı bir unsur’ olarak takdim ediyor!

Bu tamamen insanların zekâlarıyla alay etmektir. Aptal yerine koymaktır.

Ulus-devlet modeli yani ulus olmak bilakis parçalanmayı önler ve birleştirir.

Bu modelin karşıtı ‘ilkel kabile’ sistemidir. Ulus-devleti istemeyenler bu ilkel kabileciliği savunur.

Görünün o ki, AKP terörle mücadele ediyor algısı vererek iki (2) kitlenin desteğini hedeflemekte ve bunda da başarılı olmaktadır.

1. Milliyetçi hassasiyete sahip bilinçsiz MHP seçmeni.

2. Terörden bıkma noktasına gelen ve maddi-manevi zarar göre HDP seçmeni.

7 Haziran’dan 1 Kasım’a, 4-5 ay süre zarfında terörü özellikle tırmandırma ve akabinde sert bir şekilde bastırma politikası işe yaramış ve bu iki kitleden oy devşirilmiştir.

Şimdi de bu işe yarayan politika artan dozda devam ettirilmektedir.

Maalesef şehit olan asker ve polisler bu iğrenç tezgâh için bilerek ölüme yollanmıştır.

Daha önce, ‘TC için ölen asker ve polis şehit olmaz’ diyenler, ‘şehitlere kelle’ yakıştırması yapanlar, bugün şehitler üzerinden sömürücü siyaset yapmaktadır.

Gelişen olayların bu çerçevede değerlendirilmesi doğru olacaktır.

‘Başkanlık’ adı altında, padişahlığı elde etmek için milliyetçilerin duyguları istismar edilmekte ve destekleri alınmak istenmektedir. Başkan olduktan sonra o milliyetçilerin defterinin dürülmesi de zor olmayacaktır.

Tüm milliyetçiler, özellikle MHP yönetimi bu hususta uyanık olmalı ve karşı tedbirlerle seçmenini bilinçlendirerek bu tasalluttan korumalıdır.

Arka planında yatan niyeti görmeden “AKP’ye terörle mücadelede destek oluruz” demek yetersiz ve safça bir yaklaşım olacaktır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder