19 Ocak 2016 Salı

İmzacılar, Başbakan ve Konuşulamayanlar…


Başbakan’ın imzacı liberallere, romantik komünistlere, neo-liberallere, Ermeni sevicilere, bölücülere söylediği:

“İmzanızı çekin”

Sözü üzerine biraz düşündüm.

Diyelim ki çektiler imzalarını. İmzalamamış mı sayılacaklar?

İmzalarını çektikleri anda, aklanmış mı sayılacaklar?

Hiç imzalamamış durumuna mı düşecekler?

Ne yaparlarsa yapsınlar, bu kara sürülmüştür yüzlerine, asla çıkartamazlar.

Atatürk aleyhine idam kararı verenler, yüzlerindeki karaları silebildiler mi?

Sevr yalakalarının yüzünden karaları çıkabildi mi?

Ali Kemaller ve hempaları yüzlerindeki lekeyi silebildiler mi?

Peki, söyler misiniz:

Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getirenler bu karayı temizleyebilecekler mi?

Sıfır sorundan, sıfır komşuya evrilen ülkemizin, içler acısı halini yaşatanlar unutulacaklar mı?

Yüzyıllar boyu Türk toprakları olan Ortadoğu’da bile dostumuzun kalmadığını düşünürsek, dostsuzluk acısını yaşatanların, bu acıları unutulacak mı?

Nasıl ki, bu soruların tamamına ‘hayır’ cevabı veriliyorsa, imzacıların, imzalarını çekmeleri halinde de her hangi bir değişiklik olmayacaklardır.

O halde koca Başbakan, niçin çıkıp da ‘çekin imzanızı’ nutku atıyor?

Bir şeyler söylemek için. Bir şeyler söylemiş olmak için. Laf bedava ya! Söyle gitsin, kurusıkıyı havaya istediğin kadar sık, havaya da havaya…

Anladığım şudur:

Bir sıkıntıları var. Utandıkları bir durum var. Ama nedir? Bilmiyoruz. Yakında çıkar kokusu…

Gerçi, geçenlerde bir köşe yazarı, ‘gizliden Kandil ile görüşmelerin başladığını’ fısıldamıştı.

Acaba, koku, bu koku olmasın!

Korkuların sebebi bu olmasın!

Peki,

Koskoca Türk Silahlı Kuvvetleri, istihbarat ve emniyet teşkilatı bütün güçleri ile bastırdığı halde, bu kavgayı niçin bitiremiyorlar?

Yoksa onlar da mı kirli bir oyunun aktörleri?

Yoksa, anayasayı rahatlıkla değiştirebilecek çoğunluğu sağlamak için yeniden mi bir seçim planlanıyor?

Ne yalan söyleyeyim:

Benim kafam karışık. Tıpkı, Türkiye gibi…


5 yorum:

  1. Murat Alparslan Tekoğlu :
    Tavşana kaç tazıya tut siyaseti. Başkan olabilmesi için 2 yol var. Ya referanduma götürebilirse serseri mayın milliyetçi oyları almak suretiyle, ya da şartlar olgunlaşırsa MHP ve CHP'yi meclis dışı bırakacak bir ortam sağlanıp 400'ün epey üzerinde bir salt çoğunlukla bunu sağlamak. Yani ya öyle ya böyle bu muhakkak olacak. Muhalefet partileri de buna çanak tutuyor. Bilerek ya da bilmeyerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizler siyasetten uzak durmaya çalıştığımız halde aramızda yaptığımız sohbetlerde bile, geleceğe dair (iktidarın yapmak istediklerine dair) öngörülerimiz oluyor. acaba diyorum, koca koca siyasi partiler, Onlarca danışman çalıştırıyorlar, üniversiteden, STK'lardan, düşünce kuruluşlarından onlarca danıştıkları var.. acaba onlar şu basit sonuca ulaşamıyorlar mı?
      Yoksa biz çok mu safız?...

      Sil
    2. Murat Alparslan Tekoğlu :
      Onlar "böyük" adam hocam. Vardır bir bildikleri smile ifade simgesi

      Biz kendimizi "maraba" olmaktan çıkarıp siyasetçilerin de birer hata yapabilen insan olduğunu anlamamız gerekiyor.

      Eleştiriyi yasaklayan tüm çağdışı itikatların MHP'den soyutlanması lazım. Bu kafa ile aldığı oy çok bile bence.

      Sil
  2. Lutfi Gülşan :
    Hııııııııııııııı sana kızıyorom haaaaa der gibi.

    YanıtlaSil
  3. Tahsin Kaya :
    Zavallılık nerede başlar?

    YanıtlaSil