4 Ekim 2015 Pazar

Yalanla Nereye Kadar?


Yalan nedir diye sorsanız, dünyayı karartır derler, istikbali yıkar derler, yatsıya kadar yanar derler. Laf söylemekte üstlerine yok maşallah. Aslında söylediklerinden değil, sahip oldukları dev medya organlarıyla insanlara kabul ettiremeyecekleri yalan yok. Onlar bir dedilerse, yandaşları allayıp, pullayıp bire bin katarak beyinlerin düzenli çalışma sistemini bozuyorlar. Zihinleri bulandırıyorlar. Söze kalırsa, yapılanlar günahtır. Onlar yaparsa tısss…

AKP-CHP ortaklığında hükumetin kurulamamasını, hem Başbakan ve AKP ileri gelenleri, hem de Cumhurbaşkanı, CHP’nin hükumetten kaçtığını, koalisyon kurulamamasının tek sorumlusunun CHP ve bilahare de MHP olduğunu vurguladılar. Bu konuyu alan yandaş yazarlar da hiç dururlar mı? Salladılar yalanları ve AKP doğrultusunda, hükumetten kaçanın CHP ve MHP olduğunu ısrarla ve şiddetle vurgulayarak anlattılar.

7 Haziran seçimlerinin akabinde hükumet kurmakla görevlendirilen AKP genel başkanı Ahmet Davutoğlu, 30 küsur gün süren keşif (CHP’yi tanımıyorlar mıydı) toplantılarının ardından, CHP genel başkanı ile bir araya gelmişlerdi. Bunlar son görüşmelerdi ve koalisyon kurulması için toplumun da psikolojisi hazırlanmıştı. Millet ne olursa olsun bir koalisyon kurulmasını istiyor ve ekonomideki, dış politikadaki, içerdeki terör dalgalanmalarını bir an evvel bitirmek ve istikrara kavuşturulmasını istiyordu. Hükumet ha kuruldu, ha kurulacaktı!.

İş adamları, esnaf kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları tamamı bir hükumetin kurulmasından ve olacaksa da AKP-CHP koalisyon hükumetinin ülkeyi düzlüğe çıkartacağına inandırılmış ve millet bunu kabul etmişti.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Erdem Gül’ün 30 Eylül tarihli haberi pek çok sırrı ortaya dökmüş.

CHP 1 Kasım Seçim bildirgesini açıkladığı gün, basına kapalı olarak yaptığı toplantıda ki, milletvekili adaylarına yaptığı açıklama da faş edilen yalanlar kanları donduracak şiddette. Habere yalanlamada yapılmadı.

Haber aynen şöyle: (*) “7 Haziran sonrası AKP ile koalisyon görüşmeleri sırasında bizden dolaylı olarak Erdoğan ve ailesine dokunmama garantisi istendi. Bize bu mesaj geldi. Ancak biz bu garantiyi veremeyeceğimizi ifade ettik. Çünkü bu konu yargının işi, bunun yargının konusu oduğunu söyledik ve reddettik.

Kılıçdaroğlu, A. Davutoğlu ile koalisyon için ilk görüşmelerinde,

“Baştan açık söyledim, 17/25 Aralık dosyalarını Meclis’e getiren olursa biz buna karşı çıkmayız, destek oluruz dedim. Cumhurbaşkanlığı’ndan örtülü ödeneğin alınması konusunda bir girişim olursa buna destek oluruz dedim. Söylediklerim o günün akşamında Saray’a gitti. O da müdahale etti. Sonuçta bize 3 aylık seçim koşullu koalisyon önerdiler.” Diye konuştu.

Ne AKP taraftarlarının ne de yandaş yazarların hiç birisinden bunlara benzer haber, açıklama ve yorum bulamazsınız. Tarafsız haber, hür yorum alışkanlığını sağ olsunlar AKP’liler tarafından yitirdik. İdeolojisinin esiri, makam, para, şan-şöhret sağlayanların istekleri doğrultusunda kalem oynatan, laf cambazları ile dolu medya köşeleri.

Peki, yalan ne olacak? Yalan söyleyen Hakk’ı kandırmış olmayacak mı?

Hani bunlar dindardı?

Hani bunlar İmam Hatip Okulu mezunlarıydı?

Hani bunlar dinini, diyanetini bilen, Allah’tan korkan insanlardı?

“Yalan sözden sakınınız” buyuran Hz. Resulullah, yalandan niye kaçınmamızı istedi acaba?

“Bundan sonra kim Allâh üzerine yalan iftira ederse, işte onlar zâlimlerdir.” (Al-u İmran/94)

“…Muhakkak ki Allâh zâlim halka hidayet etmez” (Enam/144)

Yalanın büyük bir zulüm olduğunu bilerek, hayatımızı idame ettirirken, hidayet yollarının kapanmaması için duacı olmalıyız. Tabi ki, yalan ve yalancılardan uzak durarak.

“…Rabbimiz, her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Allah’a tevekkül ettik… Rabbimiz, bizimle toplumumuzun arasını Hak üzere birleştir… Sen en hayırlı Fatih’sin!” (A’raf/89)


(*)http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/379093/_Aileme_dokunma_.html



3 yorum:

  1. Aycan Gvn :
    "…Rabbimiz, her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Allah’a tevekkül ettik… Rabbimiz, bizimle toplumumuzun arasını Hak üzere birleştir… Sen en hayırlı Fatih’sin!” (A’raf/89)................ AMİN

    YanıtlaSil
  2. Abdullah Mehricihan:
    İmanlı olan ve iman etmiş olan kul mukayese eder. Söyledikleri yaptıkları herşeyin yalan dolan talan kurgusu olduğunu göre göre tamamen menfii duygular ile tercih yapıyorlar. Akıbetimiz hayrolsun.

    YanıtlaSil
  3. Yılmaz Karahan:
    İnsanlığın en önemli icatlarından biridir: "Yalan"... Teşekkürler Mahmut bey, değerli bir yorumlama yapmışsınız.

    YanıtlaSil