30 Ekim 2015 Cuma

Yalanı Söyleten Kim?


"O kampanyayı yürüten ekip, yalanı ve iftirayı sürekli kullanın dedi. Çünkü sürekli yalan söyleyince artık doğru gibi algılanacağını belirttiler. Bunu aynen uyguluyorlar."

Bu cümleyi hatırlıyor musunuz?  Evet, doğru Cumhurbaşkanı televizyonda söyledi.

Cümleyi bir daha okuyunuz lütfen. Yalan vurgulanıyor, yalan!. Hitlerin propaganda modeli.

Demek, propagandanın bir yolu olan, yalan ve tekrarı iyi öğrenmişler. Daima uyguladıkları da bu. Yalnız bu cümleyi, başka bir parti için söylüyor. Güya o parti bir ABD şirketi ile bilmem nerede toplantı yapmış da, o toplantıya kendilerine muhalif olan gazete temsilcileri de katılmışlar da, o toplantıda bu talimat verilmiş de… miş, mış…

C. Başkanı’nın o televizyonda söyledikleri bire-bir, kelime kelime aynı olmak üzere 1) 11.9.2015 tarihinde yenisabah.com.tr’de bir Ak-Trol’ün ağzından, 2) 20.09.2015 tarihinde takvim gazetesinde Ergün Diler tarafından yazılmıştır.

Ortada bilgi filan yok, karalama ve yalan var sadece. Bir muhabirin, bir Ak-Trol’ün tiwitlerinden hareketle yaptığı haber yorum hepsi bu kadar.

Benim anlamadığım, devletin en üst yöneticisi ve devletin temsilcisi durumundaki bir Cumhurbaşkanı nasıl olur da doğruluğu test edilmemiş bilgileri, herkese açık televizyonda, milyonlara nasıl anlatır?

Şöyle ki;

Tamamen kendilerinin yaptığı ve uyguladığı propaganda yöntemini, başka bir siyasi partiyi suçlarken onlara yamıyor. Çok garip! Üstelik sadece bir parti değil, muhalif olan partilerin tamamı payını alıyor.

Peki neden?

Neden olacak, keten helva yandı. Misafirlerin burnu kötü kokuları aldı. Hepsinin mideleri bulandı. Buna bir çare bulmak lazımdı. Akıllarına gelen ilk kurtulma yolu uygulandı.

Yazık, bu ülkenin istihbaratı bitmiş ki, bir Trol’ün saçma-sapan yazısı C.Başkanı’nın ağzında, yalan sakızı oluyor.

Yazık, bu ülkenin emniyeti bitmiş ki, yargısı bitmiş ki, göz göre göre yalan televizyonlardan, gazetelerden siyasi propaganda aracı yapılıyor.

Yazık, bu ülkenin insan kalitesi bitmiş ki, yalana aşina olunmuş, kanıksanmış ve yalansız yaşanamaz olmuş.

Demek ki korku çok büyük, gelecek karanlık. Karabasanlar zihinleri dağıtıyor, akılları bulandırıyor… bu böyle gitmez.

Yazık, çok yazık!

1 Kasım, her şeyin değiştiği gün olsun.

Haydi, Bismillahirrahmanirahiym…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder