9 Ekim 2015 Cuma

Savaşa Doğru!


Sürükleniyoruz savaşa doğru.

Ya, alıp götürecek bildiğince ala mı ala cennete,

Ya da, bildiğince bırakıp sallayacak cehenneme doğru.

Ne yaparsa insan kendisi yaparmış.

Hem yapar binasın, hem de yıktığı kendi binasın.

Dümen, Deli’nin elinde.

Deli’ye yetki veren kim?

Kimse, halini izhara zorlanamaz.

Olsa, olsa;

Suçu karşıya yükleyip.

Sıyrılmak var işin içinde.

Derler ya;

“Bir deli taş atar kuyuya, Kırk akıllı çıkaramaz.”

Derya, dalgalanır atar kıyıya yaramaz malı,

Halk, dalgalanır atar üstünden perdeyi,

Halk - Hak, Hak – Halk;

Gördün mü, bir ‘L’nin perdesini?

Dalga ile çıkar ‘L’ beriye.

Kalan, Baki olandır.

Savaş borusu çalanlara inat,

Birlikte, beraberlikte, Hakk’ta, Hukuk’ta sebat.

Ve sonsuza kadar Hakk’a davet.

Budur,

Ve,

Hakk’a davetin bulunduğu mekânda karmaşa vardır.

Kişi bulduğu uyduruk da olsa huzur ortamını muhafaza ister.

Barış günleri, savaş ile karışır.

Ve,

Hudutsuz yükselmeler devri başlar.

“Yüksel Türk;

Senin için yüksekliğin hududu yoktur.”



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder