29 Eylül 2015 Salı

Gülelim mi, Terörün Beli Kırılmış!


“Terörün belinin kırıldığını” söylemek, önünü göremeyenlerin sayıklamalarından ibarettir. Dağda konuşlanmış örgüt mensuplarının tıkıldığı inlerinin, erzak depolarının, mühimmatlarının saklandığı kovukların bombalanarak, 500-600 teröristin öldürülmesinin, ‘beli kırılmak’ kavramıyla izahı, seçime giden ülke halkının kandırılmasına yönelik olduğu izaha muhtaç değildir.

Doğruları söylemek bazen kaybettirir.

Kaybetmeyi göze alarak doğruları da ancak ehl-i hakikat söyleyebilir. Taklitlerinde boğulanların işi değildir doğrular. Nerden bilirsin ki kaybetmek, kazanmaktan daha hayırlı değildir? Burası ince bir noktadır, ehline açıktır. Zihni melekeleri korkularının esiri olanların, doğrulardan kaçması kadar tabii bir şey olamaz. Çünkü vehimleri daima onları yanlışlara, yalanlara sürükler. Çünkü eksik ve yanlış bilgilerle kurdukları küçücük dünyaları yalan duvarlarına tutunmuştur. İlk gelen dalgaya kadar ömrü olan kumdan kaleler gibidirler. Yalanın tuttuğu duvar yıkılsın. Doğrular hayat iksirimiz olsun.

“Terörün belinin kırıldığının açıklandığı saatlerde Karayılan, ‘içinden geçtiğimiz süreç özgür Kürdistan’ı kurma sürecidir. Onun için her zamankinden daha çok birliğe ihtiyacımız var’ diyordu.” (http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Kurt_Devleti_Insa_Formulu/26440#.VghIaLS1tVg , Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol)

Terör eylemlerinin başlama (başlatılma) sebepleri kadar, vardığı sonuçlar ve seçilen hedefe yaklaşılıp, yaklaşılamadığının da değerlendirilmesi gerekir. PKK terör örgütü yalnızca Türkiye refahına çevrilmiş, Türk vatanının bölünmesine hedeflenmiş bir terör örgütü değildir. Bakınız, Brüksel! şehrinde toplantı yapıyorlar, konusu Suriye’de bir Kürt devletinin kurulması, Kuzey Irak Kürt devletiyle birleşilmesi, sonra da Türkiye’de Kürt devletçiğinin kurulması ile birleşilmesi kararlarına varılıyor. ABD başkanı da PKK (PYD’yi söyledi fark etmez) bizim kara ordumuzdur dedi. Tıpkı, BOP politikalarının İslam coğrafyasındaki 22 ayrı devletin sınırlarının değiştirileceği ve bu yönde çalışmaların yapılacağının kararını alması gibi. Maalesef bu politikaların uygulayıcısı da eş başkanı olması dolayısıyla Türkiye Başbakanı olmuştur. Havuç daima kırmızı değildir, çürümüş şalgamı havuç diye yuttururlar bir zaman. Uykudan uyanınca bir yalan rüyanın içinde kıvrandığını fark edersin lakin korkularınla baş başasındır artık. Vehim rüyalarının, yalan senaryolarının içinde büyüttüğü derin korkular…

1 Kasım seçimlerine giderken, millilik vurguları yapmanın ne manası var? ne zaman milli oldun diye sorarlar. Tabi, şimdi kendini milliyetçi olarak tanımlayan ve ziyadesiyle MHP’ye oy verenlerin kendi partisine akmasını sağlamak niyetinde. Baktı ki, Kürtlerden buna fayda yok ve AKP’den, HDP’ye kayan oyların geri gelme ihtimali yok, MHP oylarına bastırıyor. Yakın bir gelecekte ‘varlığım, Türk varlığına armağan olsun’ derse hiç şaşırmam.

Sorulacak soruların içinde, Oslo ve İmralı ile yapılan müzakerelerde, ‘Başkanlığı verin, özerkliği alın’ tavizinin olup olmadığıdır. Nasıl oldu da, 7 Haziran seçimlerinden evvel bir anda HDP’ye düşmanlık atışlarına başladılar? Tek sebebi vardı: ‘Seni Başkan yaptırmayacağız’ sloganı. Ve çok önemli bir gelişme olmazsa Kürtler hala bu noktada duruyorlar. Bu sebepten zaten milliyetçi oylara göz diktiler.

Göz göre göre ülke topraklarının bir bölümünde, ayrı bir devletin kurulması çalışmaları yapanlar, hesabın sorulacağı günün yaklaştığının da farkındalar.

Hesap gününden kaçışın imkanı yok.

Küçükken, zayıfken başını ezmediğin yılan, beslendi, büyüdü, kuvvetlendi bundan böyle dönecek ve seni sokacak. Haydi bakalım, şimdi yaptığınız hataları itiraf etmeye başlayın.

Yargılama erkenden bitsin. Sizinle uğraşacak halimiz yok.


1 yorum:

  1. Ata Yalçın :

    13 yıldır neredeydiniz bu ülkede hükümet eden kişiler! terör bugün doğmadı 13 yıldır vardı ve siz de vardınız! erken secim kararından sonra terör bitti şayet koalisyon olsaydı bu terör yine bitmezdi.

    YanıtlaSil