16 Ağustos 2015 Pazar

Yönetemezler Dememiş miydim?


Günlerdir televizyondan uzak, gazetelere bakmaya isteksiz bir tavrın içindeyim. Günlerdir, bir yandaşın ne yazdığını merak bile etmiyorum. 32 gün süren Koalisyon çalışmalarının -görüşmeleri- başarısızlıkla bittiğini ancak dün öğrenebildim. Meğer 32 gün boyunca yapılan keşif çalışmalarından sonra, koalisyon kurma teklif bile edilmemiş. Terör azmış. Ekonomi çökmüş. Dış politikada olanlar, küçük dilini ısırtıyor insana. Kuzey Irak’tan gasp edilerek Türkiye üzerine salınan petrolün satılmasına aracılık edilerek, günü kurtarmaya çalıştığımızın haberlerine bakıyorum. Ülkede kurulu büyük fabrikalar üretimlerini 2014 yılına göre neredeyse yarısına düşürmüşler. Atıl kapasite işçi, memur, mühendis gibi elemanların işten çıkarılmasını gerektiriyor. Sektör ayakta durabilmenin yollarını, işçilik giderlerini düşürmekte buluyor. 7 Haziran seçimlerinin ortaya koyduğu sonuç bir türlü hazmedilemiyor. Halkın, yanlış karar verdiği inancı, özellikle iktidar partisinin derin inancı. Hocaları söylemişti evvela, sakallı hocaları. Bunun üzerine politika ürettiler. ‘Tekrar seçim’ bu yüzden gündemde taze tutuldu. Kendilerinin hazmedemediğini, halka rahatlıkla hazmettirebileceklerini sanırlar.

Türk Lirası değerinde muazzam düşüşe rağmen, ihracatta artışlar sağlanamaması ekonominin, ikna yönünün de değiştiğini anlatıyor. Çin, büyük bir cesaretle parasının değerini düşürüp, dünyanın tüm alıcılarını üzerine çekmek niyetinde. Böylece, fiyatlardaki üstünlüğümüz de bir anda elimizden uçtu gitti. 13 yıldır ekonominin başında bulunan kişinin ağzından bir tek kelime duymuyoruz. Nasıl bu duruma gelindi? Para bolluğunda atıp tutmak kolaydı, haydi buyurun konuşun. Nedir durum, nasıl oldu da bu hallere geldik? Halkın borçları ödenemez seviyelere dayanmış. Artık borçlandırılarak ekonomiyi ayakta tutmanın imkânsızlığı konuşuluyor. Ödeme sıkıntısına düşen halk, kredi kartlarını da yenileyemiyor. Takibe intikal krediler, borç çevirme lüksünün de sonuna gelindiğini anlatıyor.

Seçim sonuçlarına göre bir hükumetin kurulması mümkün olduğu halde ve aslında iki tarafta bunu istediği halde, niçin kurulamıyor? Birileri kurulamasın mı istiyor? Birilerinin isteklerine kurban mı gidiyoruz?

Yoksa;

Yoksa yönetilemez duruma getirerek mi, hedeflerine varmayı planlıyorlar.

Yönetilemez durumu gösterip, düşüncelerindeki sistemi mi dayatacaklar?



3 yorum:

  1. İlhan Yalçın :

    Sat ye-borçlan ye ekonomisi, satacak şey kalmayınca ve borç alınamayınca duvara toslayacak.Bu tostlama AKP'yi iktidardan uzaklaştırsa da derdin derinliği, iyileşmemizi uzun süre sağlamyacak. Hatta bu rezil AKP politikası matah bir şey imiş gibi saadet günleri şeklinde bu mankurtlarca anılacak...

    YanıtlaSil
  2. Abdurrahman Biçer

    KISA ve NET...
    AKLIM KARIŞTI...
    Anayasa'yı TAĞYİR ve TEBDİL ETMEK...
    Hükumeti ISKAT ETMEK...
    DİYE CEZASI ÇOK AĞIR BİR SUÇ VARDI...
    ÖYLE DEĞİL Mİ?...
    YOKSA BEN Mİ KARIŞTIRIYORUM?...
    Bu filleri işlemek üzere TEŞEBBÜS ETMEK bile aynı derecede SUÇ teşkil etmiyor mu?...
    O HALDE...
    NEREDE YARGITAY BAŞ SAVCISI?...
    ANAYASA nın İLK BEŞ MADDESİNE BAKSANA...
    Bu suçları BEN işlediğimde çalışan CEZA HUKUKU; "Muktedir" işlediğinde Malibu'da tatile mi çıkıyor?...
    NE DEMEKTİR...
    "...İster kabul edin, isterse kabul etmeyin Türkiye'nin Yönetim Sistemi değişmiştir..."
    NE OLDU ANAYASA'nın İLK 5 MADDESİ?...
    AÇIKLAMA BEKLEMEK MİLLİ İRADENİN EN TABİİ HAKKI DEĞİL Mİ?...

    YanıtlaSil
  3. Kemalettin Savruk :
    Gerek Dış politikada gerekse iç politikada 0 sorunun sonuçlarını izlemeye devam edin diyorlar.

    YanıtlaSil