21 Ağustos 2015 Cuma

Oldu Bir Kere, Ne Yapalım!


İktidar elemanlarının içine düştükleri sıkıntı bizi pek ilgilendirmiyor.

Lakin ülkenin içine düşürüldüğü sıkıntılı durum, uykularımızı kaçırıyor.

Sorulmayacak mı?

Dikkatinizi çekenlere “küfürler” ediyordunuz, “okumaları yok” diyordunuz, “muhalefet sıkıntısı var” diyordunuz daha pek çok yakıştırılmış laflarla aşağılamaya çalışıyordunuz hatırlayınız… Hem de bu lafları entelektüel birikiminizi vurgulayarak anlatıp, onların cahilliklerini vurguluyordunuz.

‘Tekrar Seçim’ diyerek, sizlere oy vermeyenleri yine aşağılama moduna geçerek, menfaatinizi okşadığı sıralarda sarıldığınız ‘milli irade’ borazanlığını da unuttunuz.

Saray sofralarına topladığınız, âlimlikleri kendiliğinden menkul garibanların resimlerini yayarak, kendinize bir paye edinme telaşındasınız. Kurtarmayacağını bile bile…

Yine, saray köşesine serdiğiniz seccadelerin üzerinde İmamete geçerek, arkanızdaki yarım safa kıldırdığınız namazın resimlerini yayınlatmanız bile, artık uyanmak vaktini yaşayan milleti kandıramayacak. Çuvalınızda sermayeniz de kalmadı. Yapacaklarınızın sonuna geldiniz.

Sonuna geldiniz, ama yapılacak olanların listesinde delikler var. Beceremediğiniz ve hala ulaşamadığınız BOP stratejisindeki beceriksizliğiniz de, emir verenler tarafından sorgulanacaktır elbette. Burası bizi ilgilendirmez. Eşeği süren, osuruğuna katlanır derler.

Evet, gerçekten içine yuvarladığınız necaset çukurundaki haliniz bizi hiç ilgilendirmiyor.

Lakin,

Pislik içine yuvarladığınız memleket,

Düşündürüyor bizi!..

7 Haziran seçimleri sonunda, partiniz kenara çekilseydi ve muhalefet görevine razı olsaydı ve hatta bu hali gönüllü olarak kabullenseydi…

Şimdi,

Çok değişik, çok güzel günler yaşıyor olurduk.

Anlatamadık bir türlü…



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder