29 Ağustos 2015 Cumartesi

“Babamın Partisi”


Tuğrul’un gidişi üzerine sosyal medyada atıp tutanlar da var, gazete köşelerini bu konuya hasredenler de.

Gerek yok, biz özetleyelim.

Tuğrul’un gidişi ile MHP 3 oy kaybetmiştir. Kendisi, karısı ve çocuğu…

Tuğrul’un gidişi ile MHP en az 30.000 oy kazanmıştır.

Mesela ben bile bundan böyle Tuğrul’suz bir listeye gönül rahatlığı ile oy veririm. Benim gibi düşünenlerin sayısı da inanın Otuz Binden fazladır.

Özetle, kayıp 3, kazanç 30.000…

Keşke yıllar evvel, kardeşi ile birlikte gitseymiş.

Zaten oraya yakışırdı. Ne yalan söyleyeyim. MHP’ye hiç yakışmıyordu. Yakışmadı. Yakışamazdı.

Babasını anarak, ona paye verildi. Tıpkı, Menderes, İnönü, Özal oğullarına verildiği gibi. Aklımızı kullanmadan duyguların esiri olduk. Bunun altında belki, birleşme isteğinin izleri vardır, böyleyse hoş görülebilir. Sırf soyadından dolayı verilen payeler, bir gün gelir de yaşanan örneği gözlere soktuğunda, ne acılar çekileceğini de varın siz hesaplayın.

Oldu,

Yapılacak bir şey yok. Dövünmenin âlemi yok. Önümüze bakacağız. Öteden beri söylediğimiz MHP’nin baraj altına çekilmek istenmesidir. Tüm çabaları bu yöndedir. HDP’ye giden Kürt oylarını geri alamayacaklarını anladılar, bütün kuvvetlerini MHP’nin zayıf noktalarına vurmaya başladılar. İki ay daha böyle gider…

Şunu kabul etmeliyiz.

Erdoğan İki Sıfır önde. 1. Meclis Başkanlığı, 2. Erken seçimler ve Tuğrul.

Dar alanda hızlı oynayarak bu farkı kapatabiliriz.

Bakınız Tuğrul ne diyor: “Ben MHP’li bir Bakan’ım. Bahçeli’de benim genel başkanım. MHP’den kimse beni atamaz. MHP benim BABAMIN PARTİSİ…”

Bu sözler üzerinde benim söz hakkım yoktur. Sıraya bakkallar, demirciler, marangozlar, aktarlar, eczacılar, muslukçular, cepçiler, terziler, psikiyatrlar, felsefeciler, sosyologlar… Katılmalı. Lafı onlara bırakıyorum.

“Babamın Partisi!”...

İzninizle sadece bir tek kelime hakkımı kullanmak istiyorum:

YUFFFFF…….


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder