28 Temmuz 2015 Salı

Ülkücü’ye Esef…


Onu bilir, onu söylerim.

Vazgeçemiyorsan eğer,

Ne davadan söz et, ne davam var de.

Dava dediğin ‘hedefi’ bir an, bir kenara bırak.

‘Ben kimim’, ‘Burada ne işim var’ gibi sorulara cevap vermeye çalış.

Verdiğin cevaplar,

Kendini tatmin ediyorsa eğer,

O,

Bir kenara bıraktığın ‘Davanı’ git ve al.

Sana yollar açıktır.

Açıktır dedikse;

Bataklar, dağlar, çukurlar, denizler, çöller…

Eh artık,

Bunlar da senin için bir içim su olur…

Tabi ki,

Ülkücüler için.

Derler ki,

‘Dünyanın en ahmaklarıdır Ülkücüler’, kimileri için.

‘Kazanç sahibi olmadan,

Harcamaya başlarlar hayatından.’

Kazanıp, biriktirmeyi isteselerdi kahramanlar,

Güzeller;

Hangi dağ kalırdı büyüklenecek,

Hangi ırmak kalırdı şaha kalkıp haykıracak!

Ne cür’et!

Varsa etrafında bir Ülkücü,

Durma,

Ziyaret et.

Hatır sor.

Yarın, kapısına varıp,

Yalvar yakar olma…

Nasıl da kaybettin, öz evladını;

Ey devlet!..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder