23 Temmuz 2015 Perşembe

‘Suruç Patlaması’ Deyip Geçmeyin


Bir kere, o 300 genç adamı Türkiye’nin her tarafından, uyduruk bir derneğin organizasyonu ile bir araya getirmek, gençlere bir hedef yüklemek, ne amaçla gittiklerinin bile farkında olmadan, bombanın patlayacağı yere getirmek ve bombayı patlatmak...

Bu gençleri toplayan, kandıran, seyahat ettiren ve bombayı patlatan aynı akıl.

Amaç, Türkiye’yi batağa çekmek.

Nasılsa, analiz yeteneği olmayan bir takım insanlar memleketi yönetiyorlar. Nasılsa her istediklerini ama tehditle, ama baskıyla yaptırıyorlar.

IŞİD ve PKK’nın ortak oldukları; bu patlamayla birlikte katledilen 32 gencin intikamını almak bahanesiyle PKK’nın terör eylemlerini artırması, savunmasız insanları katletmesi, iş makinelerini yakması, büyük şehirlerde korku salmasıyla anlaşılmıştır. Zaten Kandil canisi Karayılan, bir hafta kadar önce İMC televizyonunda yaptığı röportajında, Kobani’de kurulmakta olan Kürt koridorunun Türkiye tarafından desteklenmesini, aksi halde militanların hareketlerinin Türkiye’ye çevrilebileceğinin işaretlerini vermişti.

Suriye kuzeyindeki yapılanma da IŞİD’in, PYD’nin hüküm sahasını genişlettiği ve yardımcı olduğu muhakkaktır. Neymiş, ABD uçakları havadan IŞİD sürüsünün üzerine bomba yağdırıyormuş, geri çekilen teröristlerin boşalttığı alanı kahraman Kürtler dolduruyorlarmış. Ne güzel oyun, biz de yedik!

Emperyalizme askerlik nasıl bir şeydir?

Ya, BOP ve eş başkanlığı nasıl bir şeydir?

Yazı burada kaldı.

Ve sınırımızdaki askeri karakola IŞİD saldırısı ve bir askerimizin şehadeti haberi yayıldı…

Bundan sonra ne yazılır?

Gençliğe Hitabeden şu cümleler…

“…Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Fazla söze hacet var mı?


1 yorum:

  1. İlhan Yalçın ;

    Yine haklısınız Hocam: "Kelimelerin kifayetsiz" olduğu günler, durumlar...

    YanıtlaSil