2 Haziran 2015 Salı

Siyasette Dinî Kullanım, En Ucuz Propagandadır


Bu ülke üniversitelerinden Profesörlük unvanına kadar erişmiş, önümüzdeki seçimlerde milletvekili adaylığına bile layık görülmüş bu bahtsız kişi bir şiir yazmış, şiir bile olmayan bu saçmalıkları yazmakla kalmamış yazdığını da bestelemiş, aranjesini yapmış, orkestrasını kurmuş, sahneye çıkmış ve kendisi seslendirmiş. Mübarek her parmağında on marifet. Yapamayacağı, beceremeyeceği bir iş yok. Kimseye de ihtiyacı yok. Şak diyorsun sözleri azıyor, şuk diyorsun besteliyor, zuk diyorsun şarkıyı okuyor. Ardında da koroyu kurmuş, onları da idare ediyor. Dedik ya, her parmağında on marifet.

Bestesinin sözlerinin arasında ‘Erdoğan’ lafı geçiyor, bu kelimenin her kullanılışında da ardındaki koro ‘Salli Ala Muhammed’ cümlesini tekrar ediyor. Salavat getiriyor! Videoya alıyor ve kendi hesabından kendi iradesi ile yayınlıyor. Biz de oralardan öğrendik. Televizyonlar da oradan alarak programlarına taşıyor. Sorulan sorulara da, bunun bir kültür olduğunu filan olgun olgun anlatıyor iddialıca, pişkince.

İş bununla kalmıyor tabii….

‘Erdoğan’ ismiyle maruf ve kendisine övgüler düzülen kişi, bir hafta kadar sonra podyumlara çıkıyor ve kendisini dinleyen ahaliye hitaben, 7 Haziran seçimlerinde oy vermelerini istiyor. ‘Verecek misiniz’ sorusuna üç kere ‘evet’ cevabını alıyor. Bunun üzerine üç kere ‘Şahit ol Ya Rab’ diyerek, taklit ediyor. Kim’i taklit ediyor?

****

Ne söylenecek laf var, ne eleştirilecek bir husus.

Filmin sonudur bu.

Ölüm mükedder.

Son ise heder.

****

Resulullah, veda Haccından dönerken irat ettiği hutbeye Veda Hutbesi denir. Bu hutbenin son cümleleri şöyledir.

“Ey Ashabım!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, adem ise topraktandır, Allah yanında en kıymetli olanınız, Ona en çok saygı göstereninizdir. Arap’ın arap olmayana takva ölçüsünden başka bir üstünlüğü yoktur.

Ey ashabım!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? ‘Allah’ın Elçiliği’ni ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz!’

(Bunun üzerine Resul-ü Ekrem, mübarek sahadet parmağını göğe doğru kaldırarak, sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahit ol Ya Rab! Şahit ol Ya Rab, Şahit ol Ya rab!”

****

Hiçbir şey söylemiyorum.

Yorum yapılmaz.

Her şeyin sonudur şahit olduklarımız.

****

İdrakler açılmadan, zulüm de sona ermeyecektir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder