1 Haziran 2015 Pazartesi

Köşelerden ve Siyaset Alanından Seçtiklerim


“‘Türkçe ile felsefe, bilim yapılmaz, bilim dili kurulmaz’ deniyor. Bunların tamamı ırkçılık kokan açıklamalardır.” (24 Nisan 2012,*)

“Şu anda Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız” (24 Aralık 2014, * En büyük yazarımız)

“PKK’nın silah taşıma meşruiyeti kalmamıştır.” Dedi, Ahmet Kekeç.

Dil sürçmesi diyebilir miyiz? Daha önce meşruiyeti varmış gibi!.

“Eğer istenirse, Irak'ta akan kanı durdurmanın mümkün olabileceğini, Suriye'de çocukların ölmesinin önüne geçilebileceğini vurgulayan Erdoğan, “Eğer birlik olunursa, eğer birlikte hareket edilirse, neredeyse bir asırdır devam eden Filistin'in yalnızlığı ayıbına derhal son verilebilir. Sorunları dışarıdan birileri gelip çözmeyecek. Dışarıdan gelenler İslam coğrafyasının petrolünü seviyorlar, altınlarını seviyorlar, elmaslarını seviyorlar, ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar, inanın bizi sevmiyorlar. Dışarıdan gelenler, yüzümüze dost gibi görünenler, bizim ölümüzü, bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar.”  (En büyük yazarımızın İSEDAK toplantısı konuşmasından):

Eksik bıraktığı bir noktayı da biz tamamlayalım:

BOP eş başkanı olarak, bu söylediklerinin yapılmasında bizzat katkı sahibi kimdir? Bu işler yapılırken, emperyalist örgütün eş başkanı kimdir?

Şimdi durup timsah gözyaşları dökmenin âlemi mi var?

Madem ağlayacaksın, 1150 küsur odalı sarayında kimsenin bulamayacağı bir odaya gir ve ağla. Masumiyet, insan gözyaşları ile kazanılır, timsahın yaşlarıyla değil.

****

“Biz Türkiyeliler, bir an önce dertleşmeye başlamalıyız.” (İsmail Kılıçarslan)

Sanırım, efendisinin gözüne girmek, onu hoş tutmak için ‘Türkiyelilik’ vurgusu yapmış. Yandaşların kendilerini göstermek istedikleri alan burasıdır!

Dış işleri Bakanı Çavuşoğlu Kıbrıs’ta yaptığı açıklamada;

“Suriyeli muhaliflere havadan yardım etmek için ABD ile prensipte anlaştık”

Demiş.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Albay Steve Warren gazetecilerin hava desteği olup olmadığı yönündeki sorusuna “hayır” yanıtını verdi diyor gazeteler!

Taş bitti inşaat paydos.

Ne hallere geldik? Hala destek mi?

****

Kusura bakma arkadaş, Miraç Yolculuğunu da siyaset malzemesi yaptın ya, Buraklar çarpsın seni. Cihan’ın çarptığı gibi. Semerde duramayasın, zaten sallanan bir koltuğun var!...

Bir de bilgiç ki sormayın. “Ayrıca at, Peygamber Efendimiz’e Miraç yolculuğunda eşlik eden mübarek hayvandır.” Demişsin.

Yani,

Mübarek bir yolculuk Hayvan ile yapılmış öylemi?

Vah vah, vah ki, vah!...

Cihanlara gelesin emi!..

****

İmparatorlukların, koca koca devletlerin yıkılışlarının önünde hep dev saraylar vardır. İsraf vardır. Halkı küçümseme vardır.

Kısaca,

Ne oldum delisi olmak vardır.

****

Padişahın Fetvacıbaşı’sı döktürmüş yine;

-Müslümanların karşı çıkmaları gereken ilke Laikliktir.

-Türkiye’de devlet dine cephe almıştır.

-Halkı dinsizleştirmeye yönelmiştir.

-Devlet, din hayatına müdahale ve dindarlıkla mücadele etmiştir.

-Devlet, dinin yerine bilimciliği (pozitivizmi) ikame etmeye çalışmıştır.

-Bazı batı ülkelerinde olduğu gibi yumuşak bir laiklik uygulansa bile Müslüman buna razı olamaz.

-Kabul şartı, yasama, yürütme, yargı, denetim gibi alanlarda, daha doğrusu hayatın her noktasında dinin rehber edinilmesi, meşruiyet kaynağının din olmasıdır.

Eğer bu kişi müçtehit ise, (kendisinin müçtehit olduğunu yazdığı yazılar vardır)

At … ğından da gramofon iğnesi olur.

****

“Cumhurbaşkanı'nın bu söylediklerinin bir kahvehane muhabbetinde uluorta sallayanların sözlerinden bir farkı yok.” (Mehmet Y. Yılmaz)

-“Günah da çıkaracak mıyız?

-“Mehmet görmez bizi kutsayacak mı?” (Ahmet Hakan)

“ANAYASA delik deşik, Tayyip Erdoğan günlerdir her mitinginde Anayasa'nın birkaç maddesini hiçe sayıyor, buna zaman zaman örneğini gördüğümüz "parti-devlet" yapısı bir kez daha ekleniyor.” (Yalçın Doğan)

Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçeklikten koptu.” (Şahin Alpay)

****

Aralık ayında şunları söylemişiz:

17/25 Aralık soruşturmalarında ortaya dökülen çamaşırların durumu ne ise, bir-kaç gün evvel görevlerinden alınan 3 yandaş borazanın durumu da aynıdır. (Star Gazetsi’nden görevden alınan borazanlardan bahsediyoruz)

Herkes sus-pus. Kimse konu hakkında konuşmuyor, açıklama yapan da yok.

Star ve Akşam Gazetelerinin üst yönetimlerinde deprem oluyor, tık yok.

Tayyip Bey’in bilgisi dışında bu işler olamaz,

O üç kişi Tayyip bey’in, bizatihi kendisidir.

Neler oluyor? Nasıl oluyor? Niye oluyor?

Bilgi bekliyoruz…

(Aradan geçmiş 6 ay, hala bir açıklama yok, yiğitlikte kimseye alan bırakmayanlar, içlerinden çıkan arsızları hala konuşamıyorlar!!!!!)

****

Bu dünyayı Hakkıyla anlamak neredeyse imkânsız.

Gelin bu yazıyı rahmete yürümüş bir kardeşimizin cümlesiyle bitirelim:

Rahmetli Yücel Taşdemir @erkurtata  ‘nın bir tiwiti:

“Beyni kullanımdan çıkmışların ülküsü filan olmaz! Angutluk diz boyu ama milleti kurtarma peşinde haspam...”



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder