22 Kasım 2014 Cumartesi

Çözüldükten Sonrası Düşünceleri!


Ne idiğü bilinmeyen, nasıl olacağı hakkında en baş uygulayıcısının bile bilgisinin olmadığı, darmadağınık bir plan, yo yo plan değil, plansızlık. Yola çıkıyorsun lakin nereye gideceğin belli değil. Yalpa vurup, kol çıkartıyorsun, sonuçta nanik yiyorsun. Nereye gideceğini, nasıl varacağını bilmiyorsun, kılavuz da taşımıyorsun. Bilgiçlerle çıkarsan yola, sekiz uçlu yolda yalpalar, hangine sapacağını şaşırır kalırsın, çünkü danıştıklarının her biri farklı şeyler söylüyor, çünkü çok biliyorlar ama hepsi çok biliyorlar. Bu tür bilgiçler, aslında yalakalar, adamı yoldan ederler. Şimdiki gibi, an itibariyle bulunduğun hal gibi.

En başta, ‘demokrasi’ kavramının ne olduğunu bilmiyor, öğretmek isteyenlere, anlatanlara da kulak asmıyorsun. İnandığın danışmanlarının, bilgisizliklerinin, inatlarının kurbanı oluyorsun. Vaz geçtim senden ve ne olacağından, bu inadınla, koca bir milletin hükümranlığını tartıştırıyorsun. Bir kere şuna bir karar ver arkadaş, sen kimsin ve ne yapmak istiyorsun, varmak istediğin hedef neresi?

Yaptığın işin özeti şu: taşlar bağlı, köpekler serbest!. Hem de köyün köpekleri, kuduz olmuşlar!

Şimdi, Bakanlar ve Başbakan konuşmalarında, şu kadar polis öldü, bu kadar kişi öldü, o kadar vasıta yakıldı, onlarca alış veriş merkezi talan edildi, sayısı belirlenemeyen okullar yakıldı laflarını kolayca ve hiçbir utanç duymadan, yüzleri terlemeden rahatça anlatıyorlar. Gözlerinde de üzüntünün zerresini görmek ne mümkün. Olağan şeyleri anlatırcasına rahat ve huzurlu. Ne hallere gelmişiz!. Eşkıya evin içinde dolaşırken o kadar rahat ki, kendi evimizin odalarından diğerine geçerken ürküyoruz, kiminle karşılaşacağımızı bilemediğimizden.

Öncelikle şuradan başlayalım: BOP eş başkanlığı uhdenizde hala duruyor mu? Ne işe yaradı (yarıyor) bu eş başkanlık, neler yaptınız? Libya’da, Tunus’ta, Mısır’da, Suriye’de ve Irak’ta olanların BOP eş başkanlığı ile bir ilgisi var mı? Mesela Mursi’yi; Hüsnü Mübarek’e yapılan bir darbe ile getirip (ki, bu darbe hakkında hiçbir itirazınız olmamıştı), aynı yolla gönderilmesinin ve bu arada sizlerin hala Mursi’yi delicesine savunmanızın sebebi nedir? Mübarek gönderilirken yapılan darbeye destek verdiğiniz ve fakat Mursi’ye darbe yapıldığında yaygarayı bastığınızı biliyoruz, iyi polisi mi oynuyorsunuz? Bu nasıl oyundur? Daha Mısır karmaşası bitmeden, Suriye ile aramızın açılmasının sebebi nedir? Neden kardeşim dediğimiz Suriye Yöneticisine bu denli düşmanlık gösterdiniz ve devam ediyorsunuz? Bu düşmanlığın, İsrail’in rahatı, huzuru ve gönlünce yayılmak istemesinin, bu arada Filistin, Gazze ve Lübnanlı Müslümanları katletmek veya etkisiz hale getirmek istemeleri, bütün bu olanların ve çelişkili davranışlarınızın sebebi olabilir mi? Çünkü bizim güneyimizdeki Suriye, İsrail için gerçek bir set olmaktadır. Sizin, Suriye ve Esad düşmanlığınızın Siyonist dünya talebi ile bir ilgisi olabilir mi? Peki bu düşmanlık BOP politikaları gereği midir? Görevinizi istenildiği gibi başardığınız, terfi ettirildiğinizden belli. Muhtemelen başınız göğe ermiştir, haa, başı göğe ermenin bir olumsuz yönü vardır, bu zaman da ayağı yerden kesilir ve dünyayla ilgisi kesilir kişinin.

Bu aşamada, devletin polisinin adeta ‘parti, kanun, polis devleti’nde iş yaptırılıdığı gibi hoyratça kullanılmasının manası hiç kimse tarafından anlaşılamamıştır. Gezi olayları sırasında eli sopalı (polis oldukları belli olan) kişilere yaptırılan eylemler akıllara ziyandı, ya şu habere ne diyeceğiz: inşaat işiyle uğraşan bir vatandaş işinden çıkıp evine doğru giderken olayların içine düşer, koşarak uzaklaşmak ister, beceremez ve 16 yerinden bıçaklanır, öldü diye bırakılır ve sonra şunları anlatır: “Polisler silah çekip durdurdu, sonra ellerinde bıçaklar olan bir grup beni aldı. Onlar bıçakla delik deşik ederken polis hiçbir şey yapmadan izledi” (12 Ekim 2014, Hürriyet) Bu ne demek oluyor, bunlar nasıl oluyor?

Ayağı yere basan, makul bir polis yönetiminde olur mu bunlar? Yağma mantığı, linç etme mantığı, biraz da ben kazanayım mantığı, daha başka nasıl izah edilir? Nasıl izah edeceğinizi bilemem, ama bu ülkenin bir vatandaşı olarak, eli bıçaklı o kişilerin kimler olduğunun belirlenip açıklanması sizin görevinizdir. Şu da önemli, bu eli kanlı sapıklar, bıçaklama işlemini yapıyorken, ‘bozkurt’ işareti yaparak, tekbir getirmişler. Kimmiş bunlar, bulun ve kamuoyuna açıklayın.

Çözülme zamanlarının pastadan pay kapma yarışındaki hayvani egoistlerini bulun ve açıklayın ki, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin provokatörler dediklerinin aslı olup olmadığı da belli olsun. Kimin yalan, kimin talan yaptığı anlaşılsın.

Çözülmeye doğru giderken, olayları ve olguları birbirine karıştırmak esastır. Önümüzde neler var bakalım: 40 yıllık düşman PKK (ve bugünlerde türevleri), Musul baskınında kılımızı kıpırdatmadığımız ve elçilik mensuplarını 301 gün esaret altında tutan eli kanlı, canilerin birlikteliğinden doğan IŞİD (İD), bir türlü sükûn bulmayan ve bütün güçleriyle Türkmenleri yerlerinden eden Irak’taki karanlık bilinmezliğe giden küçük küçük, silahlı terör örgütleri.. bunlar başımıza bela olmuşken, bir de inadım inat davranışından kaynaklanan Suriye yönetimi, Esad’ı devirmek isteyen irili ufaklı binlerce silahlı terör örgütleri, tıpkı Libya’da olduğu gibi, sonunun nereye varacağı bilinmeyen Ortadoğu ve barındırdığı silahlı terör örgütleri…

Şimdi bunların tamamı zihinlerimizde birbirine girmiş, kimin kim, kimin ne olduğu belli değil, karışmış, karıştırılmış vaziyette. Bu karışıklığın ve karıştırmanın emri belli ki, yükseklerden, yani BOP Başkanlığından verilmektedir. Eğer böyleyse, eş başkan olarak sizin göreviniz de Başkanlığın emirlerini yerine getirmektir. Nasıl oluyor bunlar?

Şu paralel lafını konuşmaya bile gerek yok. Kurtarıcı olarak bula bula kırk yıllık dostluğunuzun olduğu ortağınızı buldunuz, beceriksizliğin kapatılması yöntemi olarak. Bu ayıpta size yeter. Bütün bunlar çözülmenin belirtileridir.

Çözülmenin sonunda dipte bir tortu kalır. O tortu da sizin korkularınızın sebebi olur, o tortu mayalıdır, ışık hızıyla çoğalma gösterir. İşte korkunuzun sebebi.

Son söz: yol varken doğru yola girmek için dönüş, hastayı kurtaracak kadar zaman kazandırır.

Yine de siz bilirsiniz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder