3 Ekim 2014 Cuma

Şu; ‘Hayırlara Vesile olsun’ Lafı


Bütün mesele, halkı avlayarak, oylarını yemek!. Vesile, daima bir vesileyi doğurur, bu vesile ise, kendi vesilelerini doğurmak, mal üstüne mal katmak için ayarlanmış enteresan bir vesile!.

Benim anlam veremediğim şudur; haydi, mal katma vesilesi olarak, ‘hayırlara’ kelimesini katarak, ‘vesile’ kelimesinin içinde bulunduğu bir cümleyi kuruyorlar. Anladım, onlar, mallarına mal katmanın vesilesini arıyorlar. Bunu anladım; benim anlamadığım şu; peki, sen niye aynı tanımı yapıyor, onların kullandığı cümleyi sen niye kullanıyorsun?

Ben söyleyeyim; sen onların peşine takılmış, yeni üretimler gerçekleştiremeyen, basit, sıradan birisisin. Aslında sen yoksun. Aslında, ‘ben yokum’ diyorsun. Ne varsa onlarda var diyorsun, ben onların ancak bir takipçisi olabilirim diyorsun.

Şimdi, sana desem ki;

‘Hayırlara vesile olsun’ lafı yanlıştır. İnanıyorum ki, buna da onlardan evvel sen cevap vermek için atlayacak ve derhal karşı çıkacaksın.

Anlıyorum, sen ancak sadece karşı çıkarsın, ama neden karşı çıktığını bir türlü anlatamıyorsun.

Sen kimsin arkadaş? Sen kimin adamısın? Sen kimin adına hareket ediyor ve bu oyunun içinde kimin adına bulunuyorsun?

Kendine ait bir literatür yaratamıyorsun, kendine ait literatürü rakiplerine kaptırıyorsun, sonra da dönüp, onlara mal olmuş lafları kendine aitmiş gibi kullanabiliyorsun. Sen ne yapmak istiyorsun arkadaş? Sen kimin değirmenine su taşıyorsun?

Hırsızlığı, arsızlığı, mandatörlüğü ‘hayırlar’ kavramının ardına saklanarak, aklamaya çalışanlara neden yardımcı oluyorsun? Onların kullandığı her kavramı sen de kullanırsan, sen de onlardansın demektir! Onların dansına katılırsan, aynı grupla kankasın demektir, onların düğününe davetli iken, onlardan evvel sen ön sıraları alarak, düğün sahibi gibi davranırsan, onların ta kendisisin demektir. Öyle olmadığını da sakın iddia etmeyesin. Biz burada siyaset oyunu oynamıyoruz. Sizin kadar da rahat değiliz. Biz, bir günahın temizlenmesi çalışmasını da yapmıyoruz. Biz vatan toprağı, milletin huzuru, insanlığın yararı nerede ise orada bulunuruz. Maalesef seni orada göremedik.

Hiç olmazsa yaptığın eleştiriler kadar onların kelime ve kavramlarından uzak durmanı isteriz. Yapamıyorsun. Yapamıyorsan, bırak, yapamadığını açık yüreklilikle söyle, bu bir büyüklük itirafı olur bizim için, yapamıyorsan, bırak yerine yapabilecek birisi gelsin. Adam mı yok bu koca ülkede? Hem eleştiriyorsun, hem onaylıyorsun! Bu ne yaman çelişkidir?

Mübarek olsun:

‘Tezkere’ MHP’nin verdiği ‘EVET’ oylarıyla kabul edildi. Ne vardı bu tezkerede? Bırakın diğer satırlarını, bu tezkere;

“Yabancı askerlerin Türkiye sınırları içinde konuşlanmasına” zemin hazırlayacak, bununla da kalmayacak: Türkiye bu askerlerin, yerlerini, yemelerini, sağlamak zorunda kalacak, belki silahlarını da temizlemek görevleri dâhilinde olacak!

Bir soru sormak istiyorum:

Sen, “Hayırlara vesile olsun” diyorsun. “Hayır” bunun neresinde?

Şunu bir iyice anla:

Şeytan, hep hayırla konuşur.

Senin kandırılman için, hangi lafa, hangi kelimeye ihtiyacın varsa, şeytan o lafı rahatlıkla söyler.

Seni ‘hayırlara vesile olsun’ tanımıyla vurdular.

Kendini hesaba çek.

Yanlış yapmak beşerin harcıdır. Kabul ediyorum. Ama bundan sonra yapılacak hataya,

Enayilik diyeceğim.


Bilesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder