4 Eylül 2014 Perşembe

İlk Pot, Hali İzhara Yeter


Başbakan’ın ve kabineye girecek bakanların kimliklerini tespit etme çalışmalarını çok sıkı, çok gizli tuttular. Bir gösterinin planlanmış adımları gibi, sıra sıra satırlar birbirini takip etti ve istenilen isimler üzerinde uzlaşıldı. Yaptıkları gösterişli bir törenle Başbakan’ı açıkladılar, üzerinde günlerce ‘istişare’ dedikleri dikte çalışmalarını yaparak. Açıkladıkları isim, ayyuka çıkmış ve herkes için aşikâr olan ve günlerdir medyada tartışılan isimden başkası değildi. Bu çalışmalara ne gerek vardı? Kongre üyelerini kandırmanın başka yolu var mı? İleri demokrasi diyorlar bu oyuna!.

Kuzey Kore liderlerinin yaptıkları kongrelerde de, sıralanmış üyeler, seyirciler, misafirler çıt çıkarmadan, fikir açıklamadan, verilen emirleri ayniyle yerine getirir, alkış zamanı alkış, ağlama zamanı ağlama birlik, beraberlik göz yaşartıcı disiplin içindeki tek vücut hali, bir bedene doğru hayranlıklar ve resimlerdeki ihtişam göz boyayıcılıktan ziyade, kendilerini kandırmanın yolu olarak eleştiriler alırdı. Alırdı, lakin eleştirileri kimseler duymazdı. Ne de olsa her şeyi en iyi kendileri bilirdi.

Uzun uzun kongre konuşmalarından bahse gerek yok. Bildik sözler.

Ancak, yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun üzerinde durduğu ve bendenizce ‘ilk pot’ olarak tanımlanan ‘restorasyon’ kelimesi var. Bizim bildiğimiz bu kelime tamir etmekten, yenilemekten, eskisi gibi olmaktan bahseder. Her ne kadar Ak Parti öncesini fetret devrine benzetmişse de, biz pek öyle anlamadık. Sanki kendinden öncesini işaret ediyor gibiydi. Çünkü restorasyonla, tamiratla işe başlayacağını, ‘Davutoğlu Manifestosu’ olarak bildirdiğine göre bozuk giden bir şeyler var demektir. Ya da fetret devrinden sonraki tamirat eylemlerine girişecektir. Ya da, 12 yıl boyunca yapılamayan işlere, bozulan ve aksak işleyen devlet yapısının tamiratlarına, bakım onarımlarına başlayacaktır.

Davutoğlu sanki koalisyon hükümetinden devir almış gibi, 13 yıl evvelini eleştirerek, bürokraside restorasyona gideceğini,

Dibe vuran ahlakı restore edeceğini,

Ekonomi, kültür, sosyal hayattaki restorasyonlar gibi işlere el atacağını,

Bildirmiştir.

Yani, tüm bozulmalar koalisyon hükümeti zamanında olmuş!

Pes be ya… 12 yıldır ne yapıyordunuz? Yoksa bizim anladığımız, doğru da, eleştiriler Tayyip Erdoğan’a mı yapıldı? Yani, ‘12 yıl boyunca yattın, şimdi ben bunları düzelteceğim’ mi diyor Davutoğlu?

Evet, biz de böyle olduğunu biliyorduk. Bürokrasi yeteneksiz kişilerle doldurulmuştur, uyuşturucu kullanımı pik yapmıştır, toplum ahlakı ne idüğü belirsiz bir sistem üzerine yeniden inşaa edilmek istenmiştir, eğitim sistemi darmadağın edilmiştir, ekonomi hiçte yandaş yazarların bildirdiği gibi değildir, borçlar milyonu aşmış, açıklar kapanamaz boyutlara ulaşmıştır, 12 yıl boyunca yapılan bir-kaç salonun dışında kültürel gelişime özen gösterilmemiştir, fakir fukaraya yapılan makarna-kömür dağıtımını sosyal devlet gereği zannedilmiştir…

Bendeniz de böyle anlıyorum efendim. Davutoğlu 12 yıl boyunca yapılan yıkımı tamir edeceğini manifestosu ile beyan etmiştir. Bu kadar açıklıkla yapılan bir Tayyip Erdoğan eleştirisi ilktir ve tarihe bırakılacak bir not olmalıdır.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim.

13 rakamı uğursuzluk sayılır, bu kez uğurlu geldi diyebiliriz.

Erdoğan, 13 yıl 13 gün Genel Başkanlık yaptığı partisinden, Anayasa gereği ayrılmak zorunda kaldı. Kongrede iki saat mikrofonu bırakmadı. İki saatlik konuşmasının içinde onlarca hata, onlarca hakaret, onlarca ayırımcılık suçu işlendi. Yeni yola çıkarken yeni düşmanlıklar ekti, küçümseyerek, alaya alarak eskimeye yüz tutmuş düşmanlıkları tekrar diriltti. Halk oylamasıyla seçilen Cumhurbaşkanı’nın Yüksek Seçim Kurulu Kararı tam 13 gün sonra Resmi Gazetede yayınlandı.

Taze Başbakan Davutoğlu bu 13 uğuruna inandığı içindir mi bilinmez, konuşması tam bir saat 13 dakika sürdü. İlginç bir 13’e daha şöyle ulaşıldı. Kongreye katılması beklenen 1476 delegeden 88 kişi oy kullanmadı ve 6 delegenin de oyu geçersiz sayıldı. Kullanılmayan ve geçersiz sayılan oyların mutlak değer toplamı da maalesef 13 etmektedir.

Ve Davutoğlu, iki adet 13’ün toplamından oluşan 26. Başbakan oldu.

Uğur ola…

13 kere maşallah…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder