5 Eylül 2014 Cuma

Gaziantep, Soma ve Tayyip’e Destek


Bu, çözülemez karmaşık, çapraşık bir problemdir. Bir siyasiye destek verilmesi sorun olunamaz. Düşünülmeden, eleştirilmeden, kısa geçmişin analizi yapılmadan verilen destek, sorgulanabilir. Sorgulanmalıdır.

Bir siyasiye destek neden verilir?

Geçmiş siyasi yapının yaptığı hataları, yapmayacağını taahhüt ettiği için verilir.

Çalışma hayatında yapılan hatalar, Soma’da, denetimsiz, kontrolsüz çalışan ve çakal kapitalizmin acımasız üretim çılgınlığının hoyratça sürdürüldüğü maden ocağı kazasında (aslında kaza değil)  resmi olarak açıklanan 301 maden işçisinin hayatına mal olmuştu. 301 aile babasız kaldı. Analar-babalar evlatlarını kaybettiler. Ortalama 3 çocuk hesabıyla 900 çocuk yetim kaldı. Nerden baksanız, 10.000 kişi etkilendi bu durumdan. Yaralananlar, işini kaybedenleri de hesaba katarsak 15 bin kişinin etkilendiğini söylemek hiçte zor olmayacaktır. Yaşanan acıların bütün şehri etkisi altına alacağı da bir gerçektir.

Suriye’deki iç savaş sebebiyle, yurtlarını evlerini terk ederek, Türkiye’ye gelen Suriye vatandaşı, toplam net sayısı bilinemeyen 2 Milyon civarındaki Suriyeli’nin önemli bir kısmı yaşamak için Gaziantep’i tercih etmiştir. 3 yıla yakındır Gaziantepli misafirperver davranmış, on yıllardır şehirlerinde yaşayanlardan ayrı görmemişler ve evlerini, sokaklarını, parklarını açmışlardır. Gurbet hayatı yaşamak zordur. Vatan hasreti, hemşeri hasreti, evine olan özlem, işinden yoksun kalması, gelirlerinin düşmesi, gelir elde edememesi gibi sebeplerle hayat gittikçe zorlaşır. Nitekim Gaziantep’te de böle olmuştur.250 Bin civarındaki Suriyelilerde aylar geçtikçe sorunlar baş göstermiş ve etraflarıyla kavgalar, sürtüşmeler meydana gelmiştir. İş ve ekonomik gelire ihtiyacı olan Suriye vatandaşları, neredeyse karın tokluğuna çalışmaya razı olmuşlar ve esnaf, sanatkar ve sanayici ucuz işçileri işe alarak, yanında çalıştırdığı ustaları, kalfaları, çırakları işten çıkarmaya başlamıştır. Bu işçilerin büyük kısmı işsiz kalmışlardır. tek sebep ise Suriyelilerdir (buradaki ahlaki çöküşe dikkatinizi çekerim!). Maalesef, ölümle biten olaylar, uyuşturucu kullanımının artması, alış-veriş merkezlerinde, belediye otobüslerinde, hastanelerde… olaylar birbirini izlemiştir. Özetle, sanayi, ticaret şehri Gaziantep’te huzur kalmamıştır. Kendi çocuklarına iş bulamaz hale gelmiştir. Sokaklar canı burnuna gelmiş insanlarla doludur. Bu durum sadece Gaziantep’te değil, Hatay, İskenderun, Adana, Mersin ve ülkenin pek çok şehrinde durum böyledir. Kıvılcım Gaziantep’te ateşlemeyi başlattı.

Örneğimizdeki iki şehirde meydana gelen durumun sorumlusu birinci öncelikli olarak elbette hükümettir. Ekonomi yönetimi, kapitalizmin ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ felsefesini acımasızca uyguladı. Şirket sahipleri, ellerine geçirdikleri devlet mallarını, hem geleceği düşünmeden tüketmeye devam ettiler, hem de tüketirken çalışanlarının sosyal haklarını ihmal ettiler. Çalışanın insan olduğunu unuttular. Devlet idarecileri de bu duruma göz yumdular. Fıtrata ve kadere yüklenilen sorumluluklar, zavallı çalışanların ailelerinin hayatlarını da kararttı. Patronun, sendikanın ve devletçe gönderilen teftiş heyetlerinin baskılarıyla, konuşur ve şikâyet ederlerse işlerinden olacak olan işçiler, susmayı ve boyun eğmeyi tercih ederek, ihmallerini canlarıyla ödediler. Acılar, acılara karıştı, ağıtlar semaları doldurdu.

Yanlış politika, ihmal, umursamamazlık sebebiyle adı geçen şehirlerde bu olumsuz uygulamalardan etkilenmeyen ne bir fert kaldı, ne de aile.

Son yapılan seçimlerde, anlattığımız kara tabloyu oluşturan hükümetin başı olarak seçimlere katılan Tayyip Erdoğan, Gaziantep’te seçime katılanların %60.47, Soma ise %47.30 oranında desteğini aldı.

Burada bir garabet durum var. Normal çalışan bir aklın, küçücük bir analiz yeteneği sahibinin bu desteği vermemesi gerekirdi. Tam tersi, verilen destek çekilerek, nerelerde yanlış yaptığının düşündürülmesi ile kendisine ve politikalarına bir çeki düzenin verdirilmesi sağlanmalıydı.

Kendine eziyet edenlere bu kadar âşık olunan bir devir, bir ülke daha var mıdır?

Bu garabet durumun, psikiyatrlar, psikologlar, sosyologlar tarafından incelenerek analiz edilmesi gerekir.

Dünyada bir benzerine daha rastlamak mümkün değildir çünkü.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder