20 Mayıs 2014 Salı

Mısır, 529 İdam Kararı, Dış Politika ve Türk; -II


Bir önceki yazımızda, Mısır’da 529 ‘Müslüman Kardeşler’ örgütü üyelerine, Haçlı güçler tarafından verilen idam cezasının muhatabının aslında, Türkler ve Türkiye olduğunu vurgulamıştık.

Geçtiğimiz gün, Türkiye’de görülemese de (güneş doğmuştu) ‘Kanlı ay tutulması’ hadisesini yaşadık. Bir dostumuzun zarif mesajından alıntılayalım, tarihte iki önemli menfi olayda ‘kanlı ay tutulması’nın tesirini görüyoruz: “1. 1492’de İspanya Yahudileri Türkiye’ye geldi, 2. 1948-1949 Atatürk’ün kapattığı Mason Locaları Türkiye’de tekrar icraata başladı ve İsrail devleti kuruldu.”

Kanlı ay tutulmalarının akabinde meydana gelen yıkıcı olayların içinde Yahudiler veya oyunları bulunuyor. Menfi bir olay beklemeli miyiz? Bilmiyorum. Ancak, “Allah’ın izni ve koruyuculuğu altında Türkiye’mize bir şey olmayacaktır” müjdesini de aynı mesajdan aldık. Ancak, Yahudi Şeytan ortaklığının hedefi Türk’ü yıkmak, Türk’ün hükümran olmasını engellemek olunca, oyunlarını çeşitli ortamlarda, çeşitli araçlar kullanarak oynamaya devam ediyorlar. Kimi zaman direkt olarak ülkemizde bir oyun açıyorlar, kimi zaman da Türklerin ilgi sahasına giren, özellikle İslam ülkeleri ve Müslüman halklar üzerinde. İşte Mısır ve Suriye’de oynan oyunlar bu kabildendir. Oyunun kurucusu ve çoğunlukla oyuncusu Yahudi – Haçlı Küresel güçlerdir. Şunu da çok iyi biliyorlar, bütün oyunları akim kalmıştır. Bundan böyle de öyle olacaktır bi-iznillah.

Mısır ve Suriye, BOP politikaları uygulama alanları içindedir. Eş Başkanlığını Türkiye Başbakanı’nın yaptığı politikalar, amansızca saldırılarına devam ediyordu. Planlayıcısı ABD, uygulama askeri de Türkiye idi adeta. O günlerde bir açıklama yapan “K.R. Bolton, İran’daki son çalkalanmalarla birlikte Tunus, Mısır, Yemen V.b. ülkelerde yaratılmış olan problemlerin esas olarak, Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi ile özellikle yıkılması planlanan devletler piyasasından ikisi olan İran’a, sonra Suriye’ye yönelik tasarlanmış bölgesel bir sürecin bir parçası olduğunu varsayıyorum. Bolton, Mübarek’i devirme gerekçesini de açıkladı: ABD, Sudan’da askeri üs kurmak istiyordu. Mübarek buna karşı çıkıyordu.” (Arslan Bulut, 05.03.2011, Yeniçağ) Bu açıklamalar yapılırken, bizim yöneticilerimiz maalesef onların amaçlarına hizmet etmeye devam ediyorlardı. Arslan Bulut şu bilgileri de verir: “Henry Barkey ve Morton Abramowitz’in; Tayyip Erdoğan’ın şahsında Türkiye’nin Ortadoğu’da demokrasiye liderlik iddiasında bulunabilmesi için İran’daki rejime de meydan okuması şarttır. Suriye’deki gibi mafya tarzı otoriter rejimlere karşı da ayaklanma gerekir.” Talimatlarını da verirler. Nitekim Mısır ve Suriye için benzer politikaları uyguladıklarına şahit olmuşuzdur ve halen devam etmektedir.

Dış politika bir satranç oyunu gibidir demiştik. Politika uygulamalarında, kin, intikam, hırstan uzak olunurken, basiret, dikkat ve özenli olunmalıdır. Ülkeler arasında karşılıklı çıkarlar en başta gelen hususlardır. Kaldı ki, Ortadoğu’da bizim çıkarlarımız 1,5 Milyar Müslüman’ın da çıkarıdır. Belirlenmesi gereken politikalar bu ana kabulün üstüne oturmalıdır.

Mısır’da 529 kişiye verilen idam cezaları, Türklerin hedeflerine ket vurmaya yöneliktir. İflas etmiş olan BOP politikalarının yeniden canlandırılması için Müslüman kanlarına ihtiyaç duymuşlardır. İdam kararlarına karşı öyle bir politika ortaya konulmalı ki, ileri sürülecek vezir bile olsa asla göz kırpılmamalıdır. Bunun için, izlenmekte olan Suriye Politikasında radikal değişime ihtiyaç vardır.

Oyun, Mısır ve Suriye üzerinde olduğundan; Suriye politikaları yeniden gözden geçirilmelidir. Suriye lideri aleyhinde söylenilen (alçak, diktatör, zalim) gibi sıfatları kullanmayarak, gerekirse özür dilenerek ve Suriye ile birlikte, Esat ile birlikte olarak, muhalif kuvvetleri dağıtmalı ve huzurlu bir Suriye oluşturulmalıdır. Bilahare Suriye halkı nasıl bir yönetim istediğini iradeleriyle, seçimlerle kararlaştırırlar. Böylece, Mısır’daki verilen idam kararları da sonuçsuz kalacaktır, çünkü karşılığında çok değerli bir hamle yapılmış olacaktır ki, bu hamleye karşılık sessiz kalmak mecburiyetleri vardır, çünkü ötesi savaştır.

Bu hamle ortaya konulduğunda, Yahudi – Haçlı Küresel güçlere şah denilmiş olacaktır.

Ve,

Başarı kesindir. Amaç Ortadoğu’da, ışığının nereden alındığı belli olmayan yıldızlaşmak değil, İslam ülkelerine, Müslümanlara Türk’ün bir hizmetini sunmaktır. Böylece, ‘Kanlı ay tutulması’nın da olumsuz etkileri berhava edilecek ve Yahudi emelleri gerçekleşmeyecektir.

Yolunuz açık olsun.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder