10 Mayıs 2014 Cumartesi

Bu Kadar Sinirlenecek Ne Ola ki?


Danıştay’ın kuruluş gününde yapılan konuşmalarda bir şey oldu.

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu konuşmasında, Van’daki deprem evleri ve sahiplerine  dağıtılan evlerin hakkında bir-iki söz etti. Vay.. sen misin siyasi konuşan. Vay geldi başına.

Sayın Başbakan, “edepsiz, yalan söylüyorsun” diyerek hakaret etti.

Peki, durum neydi ve Başbakanı sinirlendiren gerçekte neydi?

Doğal felaket gelir ve yıkar gider. Geride kalanlar tamiratı ile uğraşır. Devlette bunlardan birisidir. Van’ı vuran depremden sonra da devletimiz bu işe girişti ve yıkılan evlerin yerine yenileri yapıldı. Evleri yıkılanlara yeni yapılanlardan evler verildi. Kiracılara ise kalan evler kura yoluyla dağıtıldı!.. işte sorun burada.

23 Ekim 2013 tarihli Milliyet gazetesinde Damla Yur’un bildirdiği habere eğilelim.

“İki depremle sarsılan Van’da aradan geçen iki yıla rağmen yaralar tam olarak sarılmamış. Kentin hemen hemen her caddesinde yıkılmış ve onarımı süren binalar depremin izini taşıyor. Herkesin dilinde deprem var. Yıkımın en büyük mağdurları ise 20 metre karelik konteynerlerde yaşamak zorunda olan 160 aile.”

Evet, Başbakan’ı sinirlendiren, Barolar Birliği Başkanı’nın uzun konuşması değil, temas ettiği konudur.

Evet soralım bu 160 kişi kimlerdir?

Sakın,

Türkler olmasın.

Evet.

Vücut kimyasının bozulmasına sebep bu olmasın?

Özellikle ev verilmeyen Türkler olmasın. Hatta kur’a dışı bırakılan Türkler.

Ve Başbakan’ın dengesini bozan bu ifşaat olmasın?

Ayırımcılık yapıldığı, ayrıcalıklı davranıldığı olmasın?



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder