21 Mart 2014 Cuma

AKP’nin Seçim Kazanma Şansı


Millet, Darbeye inandırılırsa;

Yolsuzluklar kapanacak ve en önemlisi mağduriyete yatılacak.

Mağduriyet, 11 yıllık iktidarlarının en önemli tutamağı. Belediyeler, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde darbe ve darbeciler gündemde tutularak yaratılacak mağduriyet algısı kullanılarak yeniden iktidarda kalmanın yolları aranıyor.

Aksi halde, bir başka partinin (hangisi olursa olsun) iktidar olması halinde vay geldi başıma!

Artık, kırk satır mı dersiniz, kırk katır mı?

Koro halinde, darbe – darbeci söylemi ve yaratılacak mağduriyet edebiyatı. Gönüllü askerleri de bu minval üzere hücuma geçmiş durumdalar. Hakk’ını da verelim, canla-başla çalışıyorlar.

ATV-Sabah’ı alabilmek için oluşturulmak istenen şu havuz hakkında Akif Beki, “Siyasi iktidara yakın bir vakfa yardım edilmesini rüşvet” diye eleştirenlere verip veriştiriyor. Başbakan’ın oğlunun vakfı. İşadamlarından, Belediyelerden, devlete ait bazı kurumlardan aktarılan çok değerli arsalar. Acaba diyorum, ‘karkas et ticareti’ yapan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan o vakfı kurmuş olsaydı bugünkü mal varlığına ve gücüne erişebilir miydi? Sen bu soruya cevap ver Sayın Beki, erişebilir miydi? Cevabınız mutlak surette hayırdır, o halde TÜRGEV’e verilen arsalar, paralar rüşvettir, nüfuz ticaretinin bir başka nevidir. Boşuna çabalamayın durduk yere günaha girersiniz.

Eski Yunan’da güç kaynağı “para” ve “aile” olarak ayrılırdı. Siz gücünüzü ne paranızdan, ne de ailenizden alıyorsunuz. Sizin güç kaynağınız, bir daha gelmenizin hayalini bile kuramayacağınız devlettir. Devletten alıyorsunuz, devletin gücünü, arsasını, parasını, imkânlarını kullanıyorsunuz. Eski Yunan’ın filozofları kadar bile olamıyorsunuz, onların aklına devlet hiç gelmemiş.

Havuzda para toplayan edepsizin ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Bunlar mı, Türkiye’nin büyük iş adamları? Bunlarla iş mi yapıyorsunuz? Yazık, yazık. Bu küfür asla unutulmayacak ve o soyadı Cengiz olan zat-ı muhtereme milletin A’sına koymak nasılmış gösterilecek. Gün ola harman ola. İlginçtir, yandaş yazarların hiçbirisinden bu küfre ne bir eleştiri geldi, ne de ayıplama. Şu Mekke Projesi nedir Allah Aşkına anlatıverin lütfen. Neler yaptınız Mekke’de? İşleri orada mı paylaştınız, paraları orada mı bölüştünüz, hangi ihalenin kime verileceğini orada mı ayarladınız? Anlatıverin de meraktan kurtulalım bari. “Mekke projesinde kararlaştırdığımız gibi” nedir bu kararlar?

Başbakan’ın “ne havuzu ya…” diye başladığı savunma cümlesi var ya, acıdım, üzüldüm. Bir başbakan bu duruma düşmemeliydi, düşürülmemeliydi.

Bütün bu olanlar, ancak darbe ve darbeciler söylemiyle unutturulabilir. Yeniden mağduriyet yaratılabilirse ve genel seçimler alınabilirse, her şey unutturulur aksi halde, yüce divanlar, mahkemeler, soruşturmalar…

Bence Tayyip Bey doğru yolda. Lakin darbe ile ilgili olarak bir soruşturma bile açılmadı, binlerce polis, savcı, hâkimin yeri değiştirilmesine rağmen, darbeci olarak, paralel devletin adamı olarak bir kişinin bile sorgusuna başvurulmadı. Bakalım bu işin altından nasıl kalkacak, hangi belgeleri sunacak, bekliyoruz.

Burada muhalefete büyük iş düşüyor, yolsuzlukları unutturmamak onların işi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder