27 Şubat 2014 Perşembe

Şu Baş Belası TIRlar!


Bu kadar mı iş bilmez olunur, bu kadar mı ben yaparım, ben yaptım oldu gibi ancak bir cahilin, tecrübe edineceği cinsten yapılır işler?

Anlatılan nedir? TIRlar, her ne ise yükü, yüklenmiş ve MİT memurları kontrolünde bir yerlere(!) gidiyor. Tabi ki gidecek, elbette devletimiz istihbarat elemanlarıyla, istediği yükü istediği yere (memlekete) götürebilir. Kim ne diyebilir?

Peki, yapılan nedir? Yolda bir yerlerde, devletin diğer görevlileri TIRları durduruyorlar. Bir değil, iki değil, sanırım 11. TIR. Hep aynı akıbete uğradı. Böyle mi yapılır? Sıradan bir seyahate çıkacağımızda, varacağımız yer sahibine haber veriyoruz, bir yerlerde mola yaptığımızda, filan yerdeyiz, çay içiyoruz, bir-kaç saat sonra ulaşırız inşallah gibi bilgileri veriyoruz. Niye yapıyoruz bunu? Usul budur çünkü.

Devlet niye yapmıyor? Niye planlarını diğer kurumlarla paylaşmıyor, taşıdığı yükün dökümünü yapıp ilgili şehrin Valisine niye bildirmiyor? Vali niçin gerekli emniyet tedbirlerini almıyor, kamyonların varacağı yere selametle varmasını niçin sağlamıyor? Kaldı ki, kuruluş kanunda “MİT mensuplarına hizmetlerini yerine getirilmesi sırasında bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları gereken her türlü yardım ve kolaylığı göstermekle yükümlüdürler” hükmü yer almışken! Niye bu kargaşa?

Devlet yapısı, tartışmalı gruplar arasında pay edilmiş sanki, birbirlerine güven bitmiş, birbirlerinin işlerine taş koymak için yarışıyorlar, birbirlerine çamur atmak için çaba harcıyorlar. Dolayısıyla işler adam gibi yapılamıyor.

Hüseyin Çelik, “Tırların içinde ne olduğu kimseyi ilgilendirmez” demiş. Devlet adamlığından ne kadar uzak söyleyiş!

Tamam da, bunun için devletin adam gibi çalışması gerekmez mi? MİT, MİTliğini yaparken, Vali, Valiliğini, Savcı, Savcılığını yapacak. Makinenin bir dişlisinde görülen arıza, tümüyle fabrikanın stop etmesine neden oluyor.

Sanırım kanun maddelerinin yorumlanması anlaşılmasında kişiden kişiye farklılıklar ve uygulamalar var. MİT kendisine verilen görevleri yaparken “Başbakana karşı sorumlu olup, Başbakanın dışında herhangi bir kişi veya makama karşı sorumlu tutulamaz.” Maddesinin yorumunda farklı sonuçlara ulaşılmaktadır. Hiç kimse tabi ki emir veremez, verememeli. Ancak, “Koordinasyon” ne olacak? Koca ülkede, Rastgele doldurulan kamyonlar, elini kolunu sallayarak geçip gidecek midir? Yoksa evveliyatında ilgili mercilere gerekli bilgiler verilerek, kamyonun selameti sağlanacak mıdır?

İş ve işlemler ‘kayıt dışı’ yapılıyor adeta. Devletin bir kurumu, diğer kurumlarından bilgi, yapılan iş, nasıl yapılacağı hususlarını kaçırıyor. Habersizce yapılan kayıt dışı işlemler ise, belki de rutin kontrollerde aşikâr olup çıkıyor. Böyle midir devletin işleri, hayır olamaz. Devletin yaptığı işlere muhalefet elbette olacaktır. Yasal muhalefet, bilgilendirirse problem çıkmaz, nitekim TIRların durdurulması ve aranmasıyla ilgili olarak muhalefet partilerinden ses çıkmadı (niye çıkmadıysa?). vatandaşın zaten haberi olmaz bu kabil işlerden. Geriye devletin kurumları kalıyor. Mesela, ABD’nin istihbarat teşkilatının benzeri bir kamyonu bir yerlere götürdüğünü varsayalım. Böyle mi olacaktır? Hiç duymadık. Daha önce Türkiye’de de olmadı mı, kamyon götürme gibi işler? Oldu, kimsenin haberi olmadan, tereyağından kıl çeker gibi halledildi.

Şimdi, niye bu gürültü? Bir taraf devlet sırrı diyor, diğer taraf arama yapıyor!

İllegal bir taşıma mı söz konusudur?

İnsani yardım taşınıyorsa, bunun saklanması gereksiz. Silah taşınıyorsa ki, bu halde de devletin ilgili makamlarının bir kararı olmalıdır, bu karar üzerine Valiler yollarda gerekli tedbirleri alır ve rahatça geçer gider TIRlar. Buda yoksa o zaman tehlikeli durumlar söz konusudur ki, adalet elbette el atacaktır. Nitekim milli istihbarat teşkilatının işi silah taşımak olamaz. Taşınması gerekiyorsa, örgütü kurar ve taşıtır o kadar. Kendisi belki eskortluk yapar gizlice ama asla, kamyonun içinde, bir yerlerde bulunamaz. AKP Genel Başkan Yardımcısı Çelik’in, Savcı’ya hitaben “Seni ne ilgilendirir” şeklindeki sorusuna da bir mana vermek zordur. Savcıyı ilgilendirmeyecek de kimi ilgilendirecek diye sorarlar adama?

Savcı’dan saklanacak kadar bir sır taşınıyorsa ve menzili Suriye’ye doğruysa, bu TIRların içinde silahların olduğu kanısı uyanıyor. Türkmenlere gitmediğine göre (ki, Türkmen lideri hiçbir yardım almadıklarını açıklamıştı), Suriye devleti ile de düşmanlık içinde bulunulduğuna göre silahların, Suriye ordusuna karşı savaşan, Özgür Suriye ordusu adı verilen gruplara dağıtılmak üzere gittiği sonucuna varıyoruz.

Sonuç: devlet kurumları saat gibi çalışması lazımdır. Her kurum diğeri ile düşmanlık içinde olmamalı, aynı amaca ulaşmak için, aynı hedefe varmak için, benzer enstrümanları kullanmalıdır. Amaç birliği yoksa, ülkü birliği yoksa devleti çalıştırmak da mümkün olmaz.


Devlet içinde, kayıt dışı, mafyavari örgütlenmeler kabul edilemez.

4 yorum:

  1. A Murat Çam:
    Baş belası olan TIR değil AKP mafyası ...

    YanıtlaSil
  2. Mehmet Kınacı :
    Bu MİT'te salaklar mı çalışıyor?Abdullah Çatlı,Altın Tabancalı adam YUTDIŞI operasyon yaptılar....Ama bunların MİT ajanı olduklarını anca "kırmızı pasaport"tan çıkarabiliriz.....Bugün ise ÜLKE İÇİNDE TIRLAR dünya aleme MİT elemanlarıyla AŞİKAR oldu...Yabancı gizli servisler ve yabancı basın trafiği dizi yazı yapıyor....Evet MİT personeli...Utanın...Çünkü sizin bu PEJMÜRDE halinizden ben yerin dibine geçtim.....Ama sizde UTANACAK algının olduğunu da sanmıyorum......

    YanıtlaSil
  3. Türkiye Cumhuriyeti Candan Nurgül:
    Paralel bar'da Devleti esnetmeğe çalışanlar var...

    YanıtlaSil
  4. Türüdüzade Abdurrahman Biçer:
    Kurtlar (Pardon Hırtlar) Vadisi mi yoksa Tırlar Vadisi mi?...

    YanıtlaSil